Eurocentrism in development debate: Critique of Eurocentrism in ir


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: YAĞIZ ÇAĞIN ULUSKAN

Danışman: ELİF UZGÖREN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, Avrupa-Merkezciliğin Uluslararası İlişkiler literatüründe ve özellikle kalkınma tartışmasında nasıl bir yer edindiğini eleştirel yönden incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, ne gibi alternatif anlayışlar geliştiğini ve bunların ana akım düşüncelere ne gibi öneriler sunduğu tartışılmıştır. Bununla beraber, 1990'lar ortasında gelişmeye başlayan post-kalkınmacı anlayış ve bu anlayışın yarattığı kalkınma kavramının tamamen ortadan kaldırılıp yeni bir konsept kullanma ihtiyacı tartışmaya açılmıştır. Bu gelişmeler ışığında, tezin ana sorusu; post-kalkınmacı veya kalkınmaya alternatif anlayışların ana akım kalkınma düşüncesini ortadan kaldırabilecek kadar güçlü olup olmadığıdır. Bu soruya cevap verebilmek için, bu çalışma, önce kalkınma tartışmalarının kısa bir tarihsel analizini yapmıştır. Daha sonra Uluslararası İlişkiler literatüründe Avrupa-Merkezci bakış açısının etkilerini incelemiş ve bu tek yönlü düşüncenin nasıl iyileştirebileceği yönündeki anlayışları analiz etmiştir. Son olarak, kalkınma alanında Avrupa-Merkezci düşüncenin nasıl geliştiği, buna karşılık yerel bazlı kalkınmaya alternatif düşüncelerin ortaya çıkması, post-kalkınmacı bakış açısının bu tartışmadaki yeri ve post-kalkınmacı anlayışa yönelik eleştiriler incelenmiştir. Bu çalışma literatürde ayrı ayrı yer alan konuları bir araya toplayıp hem Uluslararası İlişkiler literatüründe ve kalkınma alanında Avrupa-Merkezcilik eleştirisi yapmış hem de bunlara karşı sunulan alternatif düşüncelerin ne kadar uygulanabilir olduğu konusunda eleştirel olabilmiştir. Dolayısıyla, bu çalışma, iki ana argüman üzerinde sonuca varmıştır. Birincisi; kalkınma tartışmaları tarihsel olarak ne kadar farklı dönüşüme uğramış olursa olsun Avrupa-Merkezci düşünce yapısından kopamamıştır. İkinci olarak; Küresel Güney'in en zayıf noktası, ana akım kalkınma projesine karşı güçlü bir alternative vizyon ya da vizyonlar sunamamasıdır.