Descartes'da Epistemolojik Özneden Ahlaki Özneye


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELİN TUNÇER

Danışman: Doğan Göçmen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, René Descartes'ın Yöntem Üzerine Konuşmalar'ında bulunan ahlak teorisinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Ahlak anlayışı, Yöntem Üzerine Konuşmalarda temellendirilen asıl düşünce olmada da eserin üçüncü bölümünde ahlaka ilişkin bazı ilkesel belirlemeler yapılmaktadır. Bu belirlemelerden hareketle Descartes'ın ahlak teorisi ortaya konmaktadır. Descartes'ın teorik felsefesinin ve yazıldığı dönemin merkezi kitaplarından biri olduğu gibi, günümüzde de güncelliğini korumaktadır. Felsefe tarihinde önemli bir konuma sahip olan Yöntem Üzerine Konuşmalar, felsefenin epistemoloji, ontoloji vb. birçok alanındaki problemlerin belirlenmesinde ve olası çözümlerinin gösterilmesinde felsefe tarihi açısından önemli bir konuma sahiptir. Diğer yandan bu eser, Descartes felsefesinin yöntem ve teorisinin anlaşılması bakımından da merkezi bir yerde bulunmaktadır. Bu çalışmada öncelikle, 'Yöntem Üzerine Konuşmalar' bölümünden, Descartes'ın geride kalmış ve üzerinde çok durulmayan ahlak görüşleri ortaya çıkarılmıştır. Sonrasında diğer metinlerinde bulunan geneli göz önünde tutarak buradaki anlayış bir dayanak olarak ele alındı. Birinci bölümde; etiğin art alanı olarak, Descartes'in tarihsel süreçteki önemi ve çağcıllarıyla olan ilişkisi ortaya koyulmuştur. Ardından onun felsefesinde önemli bir anlamı olan öznenin referansları araştırılmıştır. Görüşlerinin dayandığı matematik anlayışının öneminden ve tanrının varlığına ilişkin düşüncelerinden söz edilmiştir. Ve nihayetinde ruh ve beden ikiliğine v ilişkin ontolojik dayanaklar araştırılmıştır. Bu yolun izlenmesiyle özne kavramını oluşturan zemin ortaya konmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise Descartes'ın epistemolojik öznenin yapısına ilişkin görüşleri ortaya konularak 'Cogito' kavramının ayrıntıları incelendi. Ardından Cogito'nun önemli bir aşaması ve izlemesi gereken yol olan şüphe sürecinden bahsedilerek kesin bilgiye ulaşmak için ortaya konan yöntemin dayanakları belirlenmiştir. Bu yöntem Descartes'in görüşlerinde bir süre sonra ortaya çıkmış gibi görünse de aslında kesin bilgiye ulaşırken kullanılacak adımlardan biridir. Bu sebeple bu yönteme sıkı sıkıya bağlı kalınması gerektiğinin üzerinde durulmuştur. Sonrasında bu yöntemin hem bilimsel anlamda izlenmesi gereken bir yol olduğunu hem de pratik alanda uygulanabilir olduğunu ifade etmek üzere yöntem üzerinden ulaştığı siyaset görüşlerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise filozofun öncelikle Yöntem Üzerine Konuşmalar'da ileri sürdüğü ahlak görüşleriyle beraber değişik zamanlar yazılmış metinlerde ortaya koyduğu ahlak görüşleri de incelenmiştir. Bu bölümdeki görüşlerinde "geçici ahlak" olarak ifade etse de kalıcı ve evrensel bir ahlakın ilkelerini ortaya koyduğu görüşleri ele alınmıştır. Ayrıca bu ilkelerin dayandığı insan doğası görüşleri ortaya konmuştur. İnsan doğasının rasyonelliği üzerine vurgu yapılarak ruhun kaynaklık ettiği tutkuların kökenleri ve bedenin kaynaklık ettiği davranışlar incelenmiştir. Ruh ve beden ikiliği görüşünün pratik alandaki yansımaları ile oluşan sorunlar bağlamında "insanı ahlaklı kılanın ne olduğu" üzerine incelemeler yapılmıştır. Böylece Descartes için ahlaki öznenin nasıl olduğuna ve bu öznenin çeşitli bağlamlarda sürekli kendi üzerine dönük düşünerek nasıl kontrol edebileceğine dair düşünceleri tartışılmıştır. Sonuç olarak Descartes'in tutkularını rasyonel hale getirmesiyle birlikte pratik alanda ortaya koyduğu ahlak anlayışı ve bu anlayışın evrensel nitelikleri analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahlak, ruh, beden, yöntem, ruh beden ikiliği, cogito, tutku, akıl, özne, insan