Neo-liberal dünya düzenine karşı direnişin grafik dili


Tezin Türü: Sanatta Yeterlik

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Grafik Ana Sanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DEVRİM TÜRKER

Danışman: HACI YAKUP ÖZTUNA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İçinde var olduğumuz tarihsel an, 1980'lerden itibaren hayatımızın her alanına sızmayı başaran kapitalist bir örgütlenme modeli olan neo-liberalizmin, kademeli olarak çözülmeye başlaması ve beraberinde gelen neo-faşist, neo-popülist iktidarların yükselişi ile tanımlanır. Neo-liberalizmin aşındırıcı ve yıkıcı doğası, insanlığın sosyo-ekonomik ve ideolojik evrenini tahrip ettiği gibi, kültürel evrenini de derinden etkilemekte, küresel toplumsal muhalefetin sistematiğini de dönüştürmektedir. Bu tezin öncelikli amacı, neo-liberalizme karşı oluşan küresel direnişin estetik pratiklerini ve anti-kapitalist toplumsal hareketlerin tasarım felsefesi içinde grafik tasarımın rolünü analiz etmektir. Ayrıca, grafik tasarımcının aktivizm içindeki politik duruşunu tartışmaya açarak; direnişin estetik unsurlarının yanı sıra, daha adil, daha özgür ve daha insancıl bir geleceği ilerletebilecek tasarım yaklaşımları hakkında kapsamlı bir anlayış geliştirme çabalarına katkıda bulunmayı da hedefler. Bu tezin kapsamını oluşturan ve kronolojik olarak irdelenen tarihsel dönemler, anti-kapitalist grafik tasarımcıların, tasarım kolektiflerinin ve karşı-kültür hareketlerinin düşüncelerinin ve grafik çıktılarının ayrıntılandırılmasından; daha geniş eğilimlere ve döneminin estetik yönelimlerini belirleyen sanat ve tasarım akımlarının yaklaşımlarını incelemeye dek uzanan bir kurguyla anlatılmıştır. Gündelik hayatı somutlaştırmada kilit rolü olan grafik tasarım, aynı zamanda içinde barındırdığı çoğulcu ifade potansiyeli ile toplumsal deneyimlerimize ahenk katan bir disiplindir. Dekoratif sanatlardan doğup profesyonel bir meslek olarak kabul görmeye evrildiği modernizm döneminde; biçimin görsel kültür ürünlerinin içeriği hâline geldiği postmodernizm döneminde; nihayetinde hakikat kavramının da aşıldığı ve 'yapay zekâ' uygulamalarının tasarımcı olarak boy gösterdiği içinde yaşadığımız dönemde de, zamanının toplumsal sorunlarına ve politik kaygılarına daima görsel bir ses vermiştir. Bugün geldiğimiz noktada, neo-liberal hegemonyanın tuzaklarla, ayartmalarla dolu kültürel evreni içinde sistemi alt etmeye çalışmak giderek zorlaşmaktadır. Ancak, oldukça uzun ve aktif bir protesto geleneğine, hâlâ milyonlarca şey söyleyebilecek zengin bir görsel mirasa sahip grafik tasarım tarihi, 21. yüzyılın protestocuları için eşsiz bir kaynak olmaya devam edecektir. Sonuç olarak; her şeyden önce direnişin kendi üretken doğası dikkate alındığında, bireysel tasarımcılar ve kolektifler için politik direnişin yalnızca faydacı olmakla kalmadığı; özgün içgörü biçimlerini üretebilen, kolektif bilinci, öznellikleri ve kamusal alanı yeniden tanımlayan yaratıcı üretim stratejileri oluşturduğu görülecektir. Neo-liberalizmin küresel yükselişine yanıt olarak ortaya çıkan yeni aktivist tasarım pratiklerinden süzülen, yalnızca saf ve kendiliğinden bir eylemciliğin ifadesi değil; aynı zamanda yeni yaratıcı paradigmaların ortaya çıkabileceği tutarlı bir eleştirel metodolojidir.