İbn Rüşd'ün din-felsefe ilişkisi bağlamında ahlâkın konumu
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VEDAT YILMAZ
Danışman: FATİH TOKTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İbn Rüşd'e göre ahlakî erdemlerin kaynağı, insanın sahip olduğu öfke ve arzulama yetileridir. Ahlakî erdemlerin insan tarafından sahip olunması bu iki yetinin insanın aklı tarafından kontrol altına alınması ile doğru orantılıdır. Bu iki yetinin insanda bulunması ahlakî erdemlere sahip olmak için yeter sebep değildir. Filozofa göre bu iki yetinin, aklın gerektirdiği ölçüde kullanılması koşuluyla ahlakî erdemlerin ortaya çıkması söz konusudur. İbn Rüşd insanın erdemli olmasını tüm aklî ve ahlakî erdemlere sahip olmasına bağlamaktadır. İnsanın erdemli bir varlık olmasının temeline, insanı diğer varlıklardan ayıran "Akıl" yetisini koymaktadır. İbn Rüşd'te "Akıl" erdemli ve ahlaklı olmanın temel taşıdır. İbn Rüşd'e göre, varlıklarda bulunan hikmeti kavrayan akıl, aslını yakalamış olur. "Ăkîl" olmanın yolu, varlıklarda bulunan hikmeti kavramaktan geçer. Ona göre aklın menşei, Tanrısal düzen ve ilahî nedenselliktir. Akıl yetisinin iyi kullanılması davranış ve fiillerini aklıyla yönlendirmesi ahlakî erdemlere sahip olmasını sağlayacaktır. İbn Rüşd'e göre bireylerin erdemli bireyler haline getirilmesinde kullanılacak olan iki temel yol vardır. İkna ve zorlama diğer bir ifade ile öğüt verme ve cihat metodu. Filozofumuza göre felsefî düşüncede, ahlakî erdemlerin insanlara kazandırılmasında ileri sürülen bu iki yöntem aynı şekilde İslam dininde de söz konusu olup İslam şeriatı tarafından da bireylerin ahlaklı, erdemli olması konusunda kullanılması gereken yöntemler olarak ifade edilmiştir. İbn Rüşd erdemlerin bireye kazandırılmasında felsefe ile dinin yöntemlerinin çelişmeyip birbirine uygunluk arz ettiğini belirtir. O, hayatı, nesnel gerçekliği, İslam inanç sisteminin öngörüleri doğrultusunda algılamaya çalışırken, yine inandığı dinin kendisine kullanmasını emrettiği aklı ile de algılamaya çalışır. Anahtar Kelimeler: Din, Felsefe, Akıl, Erdem, Ahlak, Ahlaki Erdemler, İnsan, Mutluluk