Lif sanatında hacmin etkilerine farklı yaklaşımlar
Tezin Türü: Sanatta Yeterlik
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Tekstil ve Moda Tasarımı Ana Sanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEVİM TUĞBA ARABALI KOŞAR
Danışman: NESRİN ÖNLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Resimli dokuma olarak adlandırılan tapestry çıkışlı, lif ve lif esaslı sanat çalışmalarının 1962 yılında İsviçre'de düzenlenen 1. Lozan Tapestry Bienali' nde sergilenmesi ile lif sanatının temelleri atılmış, lif sanatında hacim kavramı ilk olarak yapısal yüzeylerde rölyef etkiler kullanılarak gündeme gelmiştir. 20. yy.da başlayan devingen ve yaratıcı süreç 1960'larda da hız kesmeden devam etmiş, her malzeme, her teknik, her mekân esneklik kazanmaya başlamıştır. Düşünce, kavramlar ve hacim, sanat eserini şekillendiren birer unsur haline gelmiş, sanatsal alanda yaşanan bu değişimler teknolojiyle gelen devrimlerle eş zamanlı olmuştur. Kitle iletişim araçlarının yaygınlık kazanması, bilişim teknolojisi ile sınırların kalkması, dünyanın her yerini ulaşılabilir hale getirmiş, bu iletişim ve paylaşım ağı sonucu lif sanatı sınırsız bir paylaşım ve yenilik alanına girmiş, yeni yaklaşımlar, yeni değişimler, denenmeye başlanmıştır. Farklı disiplinlerin birbirlerine olan ilgilerinin ve meraklarının artması; sanat, tasarım, mühendislik ve bilim alanlarının kendi içlerine dönük yapılarını değiştirmiş, tüm sanat dallarındaki kavramsal, biçimsel ve yapısal gelişmelerin ve etkileşimin sonuçları lif sanatında farklı/yenilikçi malzeme ve teknik anlayışlarını oluşturmuştur. Lif sanatı, modern sanat anlayışı ile birlikte farklı sanat disiplinlerinin iç içe girmesi sonucu oluşan disiplinler arası çalışmalar da hacim kavramı ile tanışmıştır. Lif sanatı, erken dönemlerden itibaren yoğun şekilde izlenebilen resim sanatı ve mimari ile birbirine paralel bir gelişim sürecinin etkisiyle ve 20. yüzyılda gerek malzeme gerekse düşün olarak, heykel sanatı etkileşimi ile sınırsız bir sorgulama alanına dönüşerek, hacimli sanat yapıtları ortaya çıkmıştır. Yenilikçi gelişmeler; geleneksel veya bilinen malzeme ve tekniklerin yaratıcı ve yenilikçi bir şekilde tekrardan yorumlanması, alışılmamış malzemelere yeni imkânlar sunulmasıyla lif sanatında yeni kavramlar geliştirmiş ve yeni anlayışlar oluşturmuştur. Bu yeni anlayışlar lif sanatçılarının kendi sanatsal dilini aramaya başlamasına neden olmuştur. Yaratıcı ve estetik güçlerini kullanarak sanatsal bir keşif arayışına giren sanatçıların tezgâhtan bağımsızlaşmalarıyla beraber yeni bir özgürlük alanı doğmuştur. Lifli malzemelerle ürettikleri eserlere malzemenin, tekniğin ve kişisel sezgilerle oluşturulan yeni arayışların etkisi de eklenerek hacimli eserler vermeye başlamışlardır. Tüm dikkatlerini tezgâhın olanaklarının dışındaki tekniklere, yeni malzemelere ve kavramlara veren sanatçılar, tavandan yere kadar uzanan, kendi başına ayakta durabilen, etrafında dolaşılabilen heykeltıraş bağımsızlığıyla oluşturulan eserlerine kavramsal anlamlar yükleyerek izleyici ile buluşturmuşlardır. "Lif Sanatında Hacmin Etkilerine Farklı Yaklaşımlar" başlıklı tez çalışması; kullanılan malzeme ve tekniklerin değişimlerine paralel olarak, hacmin lif sanatı ile olan ilişkisinin etkileşimleri ve değişim süreçleri üzerine eğilmektedir. Lif sanatında hacmin oluşumunu etkileyen faktörlerin neler olduğunun saptanarak ortaya konulmasının ve lif sanatında hacmin kullanımına perspektif geliştirmenin amaçlandığı araştırmada; yüzyılların tekstil geleneğini, yeniliklerle ve teknolojik gelişmelerle bir araya getiren ve başlı başına bir disiplin olarak günümüzdeki yerini alan lif sanatındaki hacmin gelişim süreci irdelenmiştir. Çağın diğer akımları ile etkileşimi, tekstil lifinin, el sanatlarının ve yeni teknolojilerin olanaklarının kullanımıyla lif sanatındaki hacimli eserlere yüklenen anlamlar ve etkiler üzerinde durulmuştur. Lif sanatı alanında eserler veren ve hacmin oluşmasını, gelişmesini ve sürdürülebilirliğini sağlayan ulusal ve uluslararası sanatçıların eserleri üzerinden analizler ve yorumlar yapılarak, lif sanatı yapıtlarında hacmin kullanımın yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın ulaşmak istediği noktanın vurgulanması bakımından oluşturulan ve son bölüme dâhil edilen hacmin çok net ortaya konduğu keçe heykellerin, geleneksel değerlerin kavramla yorumlandığı bir sürece hizmet etmesi düşünülmüş, tekstil disiplininin malzemesi ve heykel disiplininin tasarım prensiplerinden yararlanılarak, eskiye ait değerlerin (keçe) yeniden sunumundan çok, geleneksel olanın yeni bir ifade alanına dönüştürülerek hikâyeci bir tavırla güncel hacimli lif sanatına dönüştürülmesi amaçlanarak tasarlanmışlardır. Tekstil ve heykel ilişkisinin yeni bir anlatım, kavram ve algı yarattığı disiplinler arası yaklaşımın ürünü olarak ortaya çıkan keçe çalışmalarda kullanılan yünün heykelleşmiş son hali, disiplinler arası malzeme-teknik ve bilgi (teorik/pratik) birlikteliğiyle heykel disiplinine dayalı oluşan görsel algı, yenilik arayışının hedefleri arasındadır.