Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKBERK URAL GÖKPINAR
Danışman: NUR ARSLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Biotin birçok besinin içinde bulunan ve suda çözünen bir vitamindir. Biotin proteine bağlı olarak bulunmakta ve gereği halinde biotinidaz enzimi ile serbestleşmektedir. Serbest biotin, holokarboksilaz sentetaz enzimi ile apokarboksilazlar ile birleşerek holokarboksilazları oluşturur ve bu enzimlerin kofaktörü olarak görev yapar. Biositinden biotinidaz enzimi ile yeniden serbest biotin ve lizin oluşur. Biotinidaz eksikliği 3p25.1 bölgesinde lokalize olan BTD geninde defekt olması sonucu ortaya çıkan, otozomal resesif geçişli bir metabolik hastalıktır. Amaç: Bu araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Çocuk Beslenme ve Metabolizma Bilim Dalı'nda takip edilen ve yenidoğan tarama programı ile tanı konulmuş biotinidaz eksikliği olan olgularda genotip fenotip ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Beslenme ve Metabolizma Bilim Dalı'nda yapıldı. Yenidoğan tarama programı ile biotinidaz eksikliği ön tanısı ile yönlendirilip, biotinidaz eksikliği tanısı alan olguların dosyaları geriye dönük olarak değerlendirildi. Seksen üç olgu çalışmaya dâhil edildi. Olguların demografik bilgileri (yaş, cinsiyet, anne baba akrabalığı), tanı yaşları, tedaviye başlama yaşı, takip süreleri, verilen tedavi ve dozları değerlendirildi. Hastaneye başvuru anında bakılan biotinidaz enzim aktivitesi düzeyi, takibi boyunca bakılan en yüksek ve en düşük biotinidaz enzim aktivitesi düzeyleri ve BTD geni mutasyon analizleri kayıt edildi. İstatistiksel analizler için SPSS 23.0 programı kullanıldı. Bulgular: Hastaların 41'i (%49,4) kız, 42'si (%50,6) erkekti. Hastaların median tanı yaşı 11 gün (5-46) olarak saptandı. Çalışmaya katılan 83 hasta içinde 62 (%74,7) hastanın ebeveynleri arasında akrabalık yokken, 21 (%25,3) hastanın ebeveynleri arasında akrabalık mevcuttu. Tüm olgulara BTD gen (OMIM 253260) analizi yapıldı. Yirmi altı olguda (%31,3) homozigot, elli yedi olguda (%68,7) bileşik heterozigot mutasyon olduğu belirlendi. Olguların BTD gen analiz sonuçları incelendiğinde, en sık saptanan mutasyonlar c.1330G>C (p.D444H) (87; %52,4), c.470G>A (p.R157H) (25; %15,1) ve c.98-104delinsTCC (p.C33fs) (17; %10,2) olarak saptandı. Bir hastada daha önce tanımlanmamış c.625C>T (p.R209C) olası patojenik varyasyon belirlendi. Olgular BTD geninde p.D444H mutasyonu içermelerine göre 3 gruba ayrıldığında, 20 olguda (%24,3) p.D444H homozigot mutasyon, 48 (%57,8) olguda p.D444H ile başka bir mutasyonun eşlik ettiği birleşik heterozigot ve 15 (%17,9) olguda p.D444H içermeyen mutasyon saptandı. BTD geninde homozigot p.D444H, p.D444H'ın eşlik ettiği bileşik heterozigot ve p.D444H mutasyonu içermeyen mutasyonu olan hasta gruplarında biotinidaz enzim eksiklik düzeyleri incelendiğinde ağır enzim eksikliği saptanan yirmi iki olgudan on tanesinin (%52,6) p.D444H mutasyonu içermediği görüldü. Ayrıca heterojen enzim eksikliği olan on üç olgunun tamamı ya homozigot p.D444H mutasyonu ya da p.D444H içeren heterozigot mutasyonlara sahipti. Parsiyel enzim eksikliği olan elli bir olgunun otuz üç tanesi (%64,7) p.D444H içeren bileşik heterozigot mutasyonlara sahipti. Mevcut bulgular ile p.D444H mutasyonu ile enzim eksikliği düzeyi arasında negatif yönde istatistiksel anlamlı ilişki saptanmıştır. Hastanemizde yenidoğan taramasıyla tanı konmuş olguların anne, baba ve varsa 2008 öncesi doğumlu kardeşleri de rutin olarak biotinidaz eksikliği açısından taranmaktadır. Bu kapsamda yapılan aile taraması sonucu 83 olgudan 6 tanesinin annesinde, 1 olgunun babasında ve 2 olgunun birinin bir, diğerinin iki kız kardeşinde biotinidaz eksikliği saptandı. Sonuç: Bu çalışma, her ne kadar taramalar sayesinde erken tanı ve tedavi başlanıp hastalığa ait fenotipik bulguların ortaya çıkışının önüne geçilmiş olsa da, genotip-fenotip ilişkisinin olduğunu göstermiştir. Yenidoğan tarama programının en etkin tarama programlarından biri olduğu ve semptomların önüne geçtiği görülmüştür. Tarama programının ayrıca tanı konulmuş olguların asemptomatik anne, baba ve kardeşlerine de tanı koymada faydalı olduğu gösterilmiştir. Uygulanan 10-20 mg/gün dozunda biotin tedavisinin ise güvenli ve yeterli olduğu gösterilmiştir. Anahtar kelimeler: Biotinidaz eksikliği, yenidoğan taraması