1930-1945 arası Amerikan ve Alman propaganda afişleri ve grafik ikonlar


Tezin Türü: Sanatta Yeterlik

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Grafik Ana Sanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ENGİN DOĞAN

Danışman: HACI YAKUP ÖZTUNA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tarihsel süreç içinde savaşların ve sarsıcı toplumsal olayların, insanlığa yaşattığı yıkımlar ve sıkıntıların yanısıra gelişimine yaptığı katkılar inkar edilemez bir gerçektir. Bu çalışmada 1930 ile 1945 tarihleri arası, yani Amerikan Büyük Buhranı ile II. Dünya Savaşı arası süreç ele alınarak, bu dönemde yapılan Amerikan ve Alman propaganda çalışmaları, hem teknik ve yöntemleri bakımından hem de bunların afişler ve grafik ikonlardaki yansıması açısından incelemelere, analiz ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Propagandanın gelişimine, Büyük Buhran döneminde Roosevelt Hükümeti tarafından hazırlanıp uygulanan "New Deal" (Yeni Düzen) programı kapsamında, bozulan eoknomiyi ve halkın moralini toparlamaya yönelik kullanımının ve Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin Hitler liderliğindeki yükselişi ve ulusun savaşa hazırlığı sırasında yapılan çalışmaların etkileri ana sorunsalı oluşturmuştur. O dönemde, Almanya'da yaşanan siyasi ve toplumsal olaylar, sanat/tasarım anlamında Bauhuas gibi önemli bir tasarım okulunun temsilcilerini ve tasarım anlayışlarını Avrupa ve Amerika'ya yaymıştır. Bununla beraber, savaşların etkisiyle öne çıkan ilüstratif Romantik tarz ve Sovyet Rusya'daki Kızıl Devrim'le etkisini gösteren "Toplumcu Gerçekçilik" gibi akımlar; rejim ideolojisini simgeleyen harf karakterleri ve yenilikçi tipografik tasarımlar ile güçlü grafik imgeler, propaganda afişlerinde ağırlığını göstermiştir. Bu zaman dilimi içinde Amerika ve Almanya'da yaşanan toplumsal ve siyasal olayların, birbirleriyle etkileşimi, propaganda kültüründeki etkileri ve bunların grafik anlamda sanat/tasarım diline taşınmasının, günümüz propaganda kültürü üzerinde hem görsellik anlamında hem de yapısal anlamda ciddi bir temel oluşturduğu ve oldukça etkili olduğu sonucuna varılmıştır.