Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Moleküler Tıp Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NAZLI ECEM DAL BEKAR
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Gül Hüray İşlekel
Eş Danışman: Gamze Tuna
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sistemik skleroz (skleroderma) deri ve iç organların progresif fibrozu ile karakterize nadir bir otoimmün hastalıktır. Sklerodermada, inflamasyon ve oksidatif stresin birbirini besleyen kısır döngüler olarak yer aldığı ve bunun sonucunda oksidatif makromolekül hasarının arttığı bildirilmiştir. Bu hasarlar arasında oksidatif DNA hasarı, mutajenik ve sitotoksik etkileri sebebiyle uzun vadede birçok probleme neden olabileceğinden önemli bir yere sahiptir. D vitamini eksikliği, sklerodermada yaygın bir problem olup, replasmanı tedaviye katkı sağlayan önemli uygulamalardan biridir. Son yıllarda, D vitamininin antioksidan potansiyelinin gösterilmesi ile birlikte, patogenezinde oksidatif hasarın önemli bir rol oynadığı sklerodermada, D vitamini ve oksidatif DNA hasarı arasındaki ilişkinin aydınlatılmasına ihtiyaç doğmuştur. Bu tez kapsamında, sklerodermada oksidatif DNA hasarı, idrarda üç stabil hasar ürününün (8-OH-dG, S-cdA ve R-cdA) sıvı kromatografi sıralı kütle spektrometri (LC-MS/MS) yöntemi kullanılarak ölçülmesiyle kapsamlı bir şekilde gösterilmiş; serum D vitamini düzeyleri ise ultra performanslı sıvı kromatografi yüksek çözünürlüklü kütle spektrometri (UPLC-HRMS) ile belirlenmiş ve vitamin D reseptör (VDR) gen ekspresyonu ile bu gende bulunan dört polimorfizm (rs2228570, rs1544410, rs7975232, rs731236) RT-PCR ile analiz edilerek sağlıklı bireyler ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın klinik prospektif bölümünde ise, D vitamini replasmanı alan hastaların, replasman sonrası DNA hasarı ve VDR gen ekspresyonu yeniden değerlendirilmiştir. Sklerodermada ölçülen üç DNA hasar ürünü de sağlıklı bireylere göre artmış olup; serum D vitamini düzeyi ve VDR gen ekspresyonu ise düşük tespit edilmiştir (p<0.05). D vitamini replasmanının ardından üç hasar ürünü de azalma yönünde eğilim göstermiştir. DNA hasarının altın belirteci olan 8-OH-dG'deki düşüş ve VDR ekspresyonundaki artış istatistiksel anlamlılığa ulaşmıştır (p<0.05). Akciğer, eklem ve gastrointestinal sistem tutulumu olan hastalarda replasman sonrası azalan 8-OH-dG düzeyi ile D vitamininin organ tutulumu olan skleroderma hastalarında oksidatif hasarı azaltma yönündeki etkinliği gösterilmiştir. Bu çalışma, sklerodermada DNA hasarının kapsamlıca incelendiği ve D vitamini replasmanın DNA hasarı üzerine etkilerinin klinik prospektif bir tasarım ile değerlendirildiği ilk araştırmadır.