Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CANAN KARAKÖSE
Danışman: SEVDA ÖZKARDEŞLER ÖZGÜL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Bizim üniversitemizde sitoredüktif cerrahi (SRC) ve Hipertermik İntraperitoneal Kemoterapi (HİPEK) uygulanmış olgularda postoperatif 1.ve 6. aydaki Pulmoner Emboli ile DVT morbitesi ve mortalite insidansının belirlenmesi, bu parametrelerdeki değişikliklere etki eden anestezi ve cerrahi ilişkili risk faktörlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar etik kurul onayı alındıktan sonra Ocak 2011- Mayıs 2021 tarihleri arasında SRC ve HİPEK uygulanmış hastaların arşiv materyalleri kullanıldı. Postoperatif 1. Ve 6. aydaki PE, DVT ve mortalite için pre, -intra ve -postoperatif anestezi ve cerrahi risk faktörleri irdelendi. Risk faktörlerin tromboemboli ve mortalite ile ilişkisini incelemek için univariate ve multivariate lojistik regresyon analizleri kullanıldı. Bulgular: Bu çalışmanın sonuçlarına göre postoperatif ilk 6 ay içindeki tromboemboli insidansı % 4.9 (% 2'sinde DVT, % 1,7 'sinde PE, %1,4'ünde ise arteryel emboli ), birinci ve altıncı aydaki mortalite oranları ise sırasıyla % 2,3 ve % 11,8 olarak bulundu. Yapılan univarite analizlerde VKİ, preoperatif aptz değeri, anestezi ve SRC süreleri, intraoperatif dönemde kriyopresipitat ve karboplatin kullanımı, postoperatif dönemde de hemoglobin, rbc ve PLT değerleri tromboemboli gelişimi açısından risk faktörleri olarak belirlendi. Altıncı aydaki mortaliteyi etkileyen risk faktörleri ise, VKİ, PKİ değeri, preoperatif albumin, hb, pz, aptz ve ınr düzeyleri ile anestezi ve SRC süresi, sitoredüksiyon skoru, intraoperatif kolloid, ES, TDP ve PLT kullanımı, intraoperatif albümin kullanımı , traneksamik asit kullanımı, splenektomi varlığı ile hastaların postoperatif dönemde mekanik ventilasyonda ve yoğun bakımda izlenmiş olmaları, reoperasyon geçirmeleri, yoğun bakım izlem süresi, antikoagülasyona başlangıç zamanı, hastanede kalış süresi, ve postoperatif albümin düşüklüğü, ES, TDP kullanımı ve postoperatif koagulasyon testlerindeki uzama olarak belirlendi. Univarite analizimizde tromboemboli ve mortalitede anlamlı çıkan sonuçların multivarite lojistik regresyon analizinde ise, tromboemboli için VKİ, mortalitede ise preoperatif albümin düşüklüğü, sitoredüksiyon skorunun yüksekliği, intraoperatif ES kullanımı ve antikoagülan başlangıç zamanı risk faktörleri olarak tespit edildi. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçlarına göre tromboemboli açısından VKİ, mortalite açısından preoperatif albümin düzeyi, sitoredüksiyon skoru, intraoperatif ES kullanımı ve postoperatif antikoagülan başlangıç zamanı risk faktörleri olarak belirlenmiştir. Hastalara preoperatif dönemde nütrisyon desteği sağlanarak albümin ve VKİ değerlerinde iyileştirme yapılması, anemi ve kan yönetimi ile kan ve kan ürünleri replasmanının azaltılması, operasyon sürelerinin kısa tutularak mümkün olduğunca komplet sitoredüksiyon sağlanacak şekilde cerrahinin tamamlanması ve postoperatif en kısa zamanda tromboprofilaksi tedavisinin başlatılması ile tromboemboli ve mortalite insidansının azalabileceği kanısındayız.