Women's autobiography as self-discovery: Halide Edib Adıvar's memoirs of Halide Edib and Edith Wharton's a Backward Glance


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: PELİN ŞULHA

Danışman: YEŞİM BAŞARIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Otobiyografi yazarın kendisini yeniden yapılandırma öyküsüdür. Yazar otobiyografik anlatısında beklenti, önyargı ve ihtiyaçlarıyla zaten değişime uğramış bellek izlerini yorumlayarak, sosyo-kültürel unsurlar, dil olanakları ve yazın gelenekleri bağlamında geçmişini yeniden kurgular. Geleneksel otobiyografi mahiyet ve meşruluğu kabul edilen özerk, rasyonel ve özgür erkeğin hikâyesini temel alır. Metin ve gerçekte yaşananlar sorgulanırken yazarın metne akseden varlığı mı yoksa yazarla benzer olayları yaşamış bir topluluğun ortak tecrübesi mi esas alınmalıdır çelişkisi kadının hikâyesinin özgünlüğünü destekler niteliktedir. Kadın yazar metninde ataerkil toplumun kendisine yüklediği rolleri benimsemeyen kadını seslendirme kaygısıyla onun kendine özgü bilincini ve yaşam yaklaşımını dile getirir. Kadın ve erkek otobiyografilerine yansıyan toplumsal cinsiyet kimlikleri arasındaki belirgin ayrım, çevre koşulları ve çelişen sosyal dinamikler sebebiyle kız ve erkek çocuklarda ruhsal gelişim sürecinin farklı seyretmesinden kaynaklanır. Kız çocuklar erken dönemde içselleştirdikleri ilişki örüntülerini sürdürmek eğilimiyle kendilerini yaşam boyu kurdukları ilişkilerin parçası olarak tanımlarken, erkekler keskin çizgilerle belirlenmiş bağımsız kimlik oluşturma çabası içindedir.Bu çalışmada, yaşam tarzları ile sosyal değişim ve kültürel dönüşüme katkıda bulunmak gayesiyle gerçekleştirdikleri girişimler açısından çarpıcı benzerlikler gösteren iki kadın yazarın otobiyografileri, Halide Edib Adıvar'ın Memoirs of Halide Edib ve Edith Wharton'ın A Backward Glance incelenmek üzere seçilmiştir. Her iki yazarın otobiyografisindeki bireyselleşme aşamalarını açıklayabilmek ve kendilerini nasıl tanımladıklarını göstermek için benlikleri çözümlenip parçalara ayrılarak çevreyle ilişkileri ve geçmiş yaşantıları sosyal, kültürel ve psikolojik etkenler bağlamında incelenir ve bu parçalardan yeniden bir bütün oluşturularak benliklerin yeniden anlamlandırılması ve keşfi gerçekleşir. Erkek yazarların gölgesinden sıyrılarak benlik keşif yolculuğunda her yönüyle kendini ortaya koyan Halide Edib sözünü ve yaşamını sahiplenmiş, metinde ?özne? olarak kendini konumlandırmıştır. Bir sanat emekçisinin kariyer çizgisini yansıttığı otobiyografisinde Edith Wharton ise kadınla özdeşleşen suskunluğunu koruyarak anlatısında adeta görünmez adımlar atmış ve kendini yazar olarak kabul ettirmek için geleneksel normları aşamayarak metninin ancak ?nesnesi?olabilmiştir.