Felsefi bir problem olarak John Hick`in dini pluralizme bakışı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2001
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA EREN
Danışman: OSMAN BİLEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Dünyada çeşitli dinlerin varlığı ve her birinin kurtuluşun tek ve mutlak yolunun kendilerinde olduğu iddiası felsefi ve dini açıdan önemli güçlükler arzeden bir çok sorun doğmasına neden olmuştur. Şu halde kaçınılmaz olarak sorulması gereken soruşudur: Eğer her hangi bir dinin iddiası doğru kabul edilirse, diğerlerinin aynı konudaki iddiaları nasıl açıklanacaktır? Öte yandan eğer bütün dinlerin iddiaları doğru ise dinlerin birbirleriyle çelişkili olan iddialarının uygun çözüm yolu nedir? Bu tezde pek çok felsefi sorunları olan özellikle din felsefesi bakımından önemli olan bu ve benzeri sorulan araştırmak ve çağdaş bir din felsefecisi olan J. Hick'in benimsediği yaklaşım tarzı incelenmektedir. J. Hick'in dini pluralizm sorunlarına getirdiği çözümün temelinde şu veya bu şekilde Mutlak ve Tanrı üzerinde bir inhisarcılığa dayanan dışlayıcılık ve kapsayıcılık seçeneklerinden hiç birini kabul etmemesidir. Dini çoğulculuğun imkanı konusunda geçerli bir felsefi tez için hareket noktası Hick'in dini tecrübe kavramıdır. Hick'in savunduğu pluralizmin epistemolojik temeli "olarak tecrübe" şeklinde yorumlanan tecrübe kavramı gözükmektedir. Bu yüzden bu tezde Hick'in savunduğu pluralizmin epistemolojik temelinin dini tecrübe olduğunu savunacağız. Hick, çelişkili hakikat iddialarını ve din dilinden doğan farklılıkları Tanrı'nın ya da Mutlak'ın insanlar tarafından çeşitli şekillerde tecrübe edilmesine baş vurarak çözmeye çalışıyor. Bu bakış Tanrı'nın insanlara tecellisini sınırsızlığına dayandıran gelenekçi yaklaşımın tam zıddıdır. Hick'in pluralizminin ikinci aşaması Nihai Gerçeklik adını verdiğimiz varlıkla ilgili ontolojik anlayışa dayanır. Çalışmanın birinci bölümünde dini pluralizmin epistemolojik temellerini, ikinci bölümde ontolojik temellerini ele aldık. Son bölümde dini pluralizmin fenomenolojik ve ahlaki gerekliliği üzerinde durduk. Bu bağlamda Hick'in pluralizminin en güçlü tarafı ahlaki bir ölçütü esas almasıdır. Bu ahlaki temel de insani varoluşun ben merkezcilikten Gerçeklik merkezine yönelik manevi dönüşüdür. VII