II. Dünya Savaşı yıllarında İzmir Limanı ve limanın kente sosyo ekonomik etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UMUT UYSAL

Danışman: DOĞAN DUMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İzmir Limanı tarih boyunca önemli bir mevki olmuştur. Dağların kıyıya paralel uzanması sayesinde hinterlandının avantajını kullanan İzmir, Roma, Bizans, Osmanlı gibi büyük devletlerin de önem verdikleri bir ticari ve jeopolitik üs durumuna gelmiştir. Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde de önemini sürdüren İzmir, Kurtuluş Savaşı'ndan 1929 Ekonomik Krizi'ne kadar olan süreçte, çok büyük zorluklar yaşamıştır. II. Dünya Savaşı'nın belirmesiyle de tam anlamıyla bir ateş çemberinin ortasında kalmıştır. Aslında 1 Eylül 1939'da savaş başladığında İzmir Limanı için fazla bir sıkıntı görünmemekteydi. Hatta savaşın yol açtığı kimi koşullar nedeniyle İzmir, kısa bir süre için de olsa mühim bir ticaret üssüne dönüşmüştü. Ancak 1941'de Yunanistan'ın işgali ve Alman-İtalyan koalisyon güçlerinin bölgedeki tehditkar varlığı, İzmir Limanı'nın dış ticaretini adeta bitirmişti. Bu olumsuz tabloya bir de şehirdeki fırsatçılar ve vurguncular eklenmişti. Mal saklayanlar, karne kontenjanından fazla malı rüşvetle alanlar gibi kimseler, şehir ekonomisine savaştan daha büyük zararlar veriyorlardı. Bunları önlemek için çıkarılan onca kanun da işe yaramıyordu. Ayrıca kayıtlara dahi geçmeyen motorlarla yapılan kaçakçılıklar da zaten azalmış olan vergi gelirlerini olumsuz etkilemekteydi. Bu dönemde Türkiye'yi yönetenler demir ve karayolu ulaşım ağları gelişmediği için, denizlere önem vermeye çalışsalar da, savaşın olumuz etkisi buna olanak tanımıyordu. Gemi hareketlilikleri sürekli aksıyor ve belirsizlik şehrin her alanına yayılıyordu. İtalya'nın 1943'te II. Dünya Savaşı'ndan çekilmesi, İzmir Limanı'nındaki hareketliliği bir ölçüde artırmıştı. Ayrıca SSCB'nin ve ABD'nin öncülüğündeki müttefiklerin de Almanya'nın gücünü kırmasıyla İzmir Limanı da normale dönmeye başlamıştı. Japonya teslim oluncaya kadar savaş sürdü ama İzmir Limanı için savaşın bittiği asıl tarih Almanya'nın teslim olmasıydı. Almanya teslim olunca İzmir Limanı adeta normale dönmüştü. Türkiye II. Dünya Savaşı'na girmemekle birlikte, her an savaşa girmek zorunda kalabileceği endişesiyle bu dönemde, "savaş ekonomisi" politikasını izlemek zorunda kalmıştı. Bu politika ülke genelinde olduğu gibi, önemli bir liman kenti olmasına rağmen İzmir'de de ciddi sıkıntılara neden olmuştu. Bu durum ise çok partili yaşama geçildikten sonra İzmir'in tercihini muhalefetten yana kullanmasında belirleyici nedenlerden biri olmuştur.