Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜRKAN GÜL
Danışman: İLHAN ÖZTOP
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı 35340 İnciraltı/İZMİR Amaç: Kanser, hem hastanın hem de bakım verenlerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen ciddi bir hastalıktır. Gastrointestinal sistem (GİS) kanserleri kanser türleri arasında önemli bir yere sahip olup, tedavisinde çoğunlukla sık aralıklarla uygulanan uzun süreli sistemik tedaviler kullanılmaktadır. Bu durum tekrarlayan hastane başvurularına neden olmakta, dolayısıyla tüm bu süreç hem hastaların hem de hastaya bakım verenlerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu çalışmada yeni GİS kanseri tanısı almış ve sistemik kemoterapi planlanan hastaların ve bakım verenlerin yaşam kalitesinin değerlendirilmesi, yaşam kalitesinin süreç içerisindeki değişimi ve yaşam kalitesini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipteki bu araştırmaya, 23.12.2019 – 10.07.2020 tarihleri arasında, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Polikliniği'ne başvuran, yeni GİS kanseri tanısı almış, henüz tedavisi başlamamış veya planlanan kemoterapinin yarısından daha azını almış hastalar ve bakım verenleri dahil edildi. Dahil olmak kriterlerini karşılayan hasta ve bakım verenlerine yüzyüze görüşme yöntemi ile SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği uygulandı. Toplam 36 maddeden oluşan bu ölçek fiziksel fonksiyon, sosyal fonksiyon, fiziksel sorunlara bağlı rol kısıtlılıkları, emosyonel sorunlara bağlı rol kısıtlıkları, mental sağlık, enerji/vitalite, ağrı ve sağlığın genel algılanması alanlarında 8 boyutun ölçümünü sağlamaktadır. SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği hem hastaya hem de bakım verenine, tanı anında veya planlanmış olan tedavisinin yarısından daha azını almış olduğu aşamada ve daha sonra tedavinin 3. ayında (ara değerlendirme aşamasında) olmak üzere toplam iki kez yapıldı. Ayrıca hastalara ait sosyo-demografik veriler başlangıçta doldurulan Hasta Tanıtıcı Formu'na, hastalara ait klinik izlem verileri ise doktor tarafından doldurulan Hasta Tanılama Formu'na kaydedildi. Benzer şekilde bakım verenlere ait sosyo-demografik veriler doktor gözetiminde bakım veren tarafından doldurulan ya da gerekli durumda doktor tarafından doldurulan Bakım Veren Tanıtıcı Formu'na kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 65 hasta ve 65 bakım veren dahil edildi. Hastaların 20'si (%30,8) kadın, 45'i (%69,2) erkek olup, yaş ortalaması 59,8±11,6 (34-78) idi. Bakım verenlerin ise 35'i kadın (%53,8), 30'u (%46,2) erkek olup, yaş ortalaması 45,5±13,6 idi. Hastaların %41,5'si kolorektal kanser, %29,2'si mide kanseri ve %15,4'ü pankreas kanserli hastalar idi. Hastaların SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği bulguları tedavi öncesi ve sonrası olarak değerlendirildiğinde genel olarak anlamlı düzeyde bir değişimin izlenmediği, sadece sosyal fonksiyon parametresinde tedavi sonrası dönemde tedavi öncesine göre anlamlı bir düşüşün meydana geldiği (p=0,027) saptandı. Hastaların SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği bulgularındaki değişimde cinsiyetin, ek hastalık varlığının, eğitim düzeyinin ve ECOG PS durumunun etkili olduğu bulundu. Benzer şekilde bakım verenlerin SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği bulguları tedavi öncesi ve sonrası olarak değerlendirildiğinde fiziksel fonksiyon parametresinde ılımlı bir düşüş olduğu (p=0,012), emosyonel rol güçlüğü (p=0,014) ve genel sağlık durumunda (p=0,013) ise anlamlı bir artış olduğu saptandı. Bakım verenlerin SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği bulgularındaki değişimde hastanın cinsiyetinin, hastanın ek hastalık varlığının, hastanın eğitim düzeyinin, tedaviye yanıt durumunun ve bakım verenin cinsiyetinin etkili olduğu bulundu. Hastaların ve bakım verenlerin SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği bulgularının tedavi öncesi ve sonrası değişimi birlikte değerlendirildiğinde emosyonel rol güçlüğü (p=0,025) ve ağrıdaki (p=0,048) değişimin iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon gösterdiği saptandı. Sonuç: Gastrointestinal sistem kanseri nedeniyle tedavi edilen hastalarda ve bakım verenlerinde tedavi sürecinde yaşam kalitesinde değişiklikler meydana gelebilmektedir. Bu nedenle hem hastaların hem de bakım verenlerin tanı anından itibaren yaşam kalitesinin takip edilmesi ve başlangıçtan itibaren yaşam kalitesini yüksek tutacak desteğin verilmesi önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Kanser, GİS kanseri, yaşam kalitesi, SF-36 yaşam kalitesi ölçeği