Buca'da 19. Yüzyıl mimari yapılarındaki neoklasik süslemeler


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Arkeoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELEK TİRYAKİ

Danışman: Ali Kazım Öz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İlk yerleşimlerin Bizans dönemine dek uzandığı bir bölge olan Buca, başlangıçta Rum, özellikle de köylü Rumların yaşadığı bir yerdi. 17. yüzyılın sonlarından itibaren Buca'da önemli bir değişim başlar. Bu değişimin nedeni, İzmir şehrini vuran 1676 yılındaki salgın ve 1688 yılındaki depremin ardından, Fransız Büyükelçiliğinin buraya taşınması ve yerleşmesidir. Diğer bir neden ise Levantenlerce tercih edilmesidir. Buca, farklı milletleri bir arada barındırması nedeniyle zengin bir kültürel mirasa sahip olan İzmir kentinin bir semtidir. Bu farklılık Buca'yı İzmir'in diğer semtlerinde çok az görülen bir kültürel mirasın kaynağıdır. Örneğin daha çok iş ve eğlence merkezi olarak öne çıkan Konak ve çevresindeki yapı anlayışı ve tekniği ile Buca'nın sahip olduğu yapıların özellikleri önemli oranda ayrışır. Farklı sosyokültürel kökenler doğal güzelliklerin de etkisiyle Buca'da daha çok sayfiye amaçlı mekanlara yansır. Osmanlı-Rus savaşı esnasında Rus soylularınca da desteklenen ayaklanmanın başarısızlıkla sonuçlanması üzerine, çok sayıda Rum vatandaş Buca'ya göç etmek ve yerleşmek zorunda kalmıştır. Buca'nın her anlamda olduğu gibi mimari anlamda da değişiminde bu göçün payını da hesaba katmak gerekir. Değişimin ve gelişmenin bir diğer dinamiği ise 1861 Buca'nın İzmir'e demiryoluyla bağlanmasıdır. Bu bağlantı sonrası çok sayıda zengin Avrupalı, Buca'da yazlık evler inşa ettirdiler. Böylece Buca İzmir'in en önemli banliyösü ve bunun sonucu olarak da özellikle zenginlerin tercih ettiği bir semt haline gelmiştir. 19. yüzyılda Buca, İngilizlerin de gözde yerleşim olmuştur. Bu dönemde küçük kır evleri, çim bahçeleri ve üzüm bağlarıyla beğeni kazanmayı başaran Buca, demiryolunun da etkisiyle her anlamda önemli bir yer olmaya başlamıştır. İngiliz etkisiyle Buca'da eğitim ve kültürel faaliyetler hız kazanmıştır. Ayrıca Levantenlerin bu zengin coğrafyada geniş bahçeli ve bazı mimari özellikleri itibariyle öne çıkan yapılar inşa etmişlerdir. Çalışmamız boyunca üzerinde duracağımız bu yapıların, eklektik özellikler sunduğunu, antik döneme uzanan süslemeler içerdiğini görmekteyiz. İnşa edilen bazı büyük malikânelerin bu anlamda önemli sanatsal özellikler sunduğunu görmekteyiz. Buca'nın mimarlık mirasının oluşumunda bazı ikincil olgu ve olayların da payının olduğunu görmekteyiz. Örneğin Hipodrom' un inşası ve yarışların bu bölgede yapılmaya başlanması, Alsancak - Şirinyer – Buca demiryolu hattının inşası, ilk futbol oluşum ve faaliyetlerinin bu bölgede başlaması, tenis ve golf gibi elit spor dallarının yine Levantenler' in öncülüğünde bu bölgede başlatılması gibi çok sayıda sosyokültürel olgu Buca'nın gelişiminin, zenginliğinin dinamikleri arasında sayılabilir. Kent kültürünün parçası olan ve kentin gelişiminde doğrudan ya da dolaylı katkı veren hemen her olgu Buca'daki çeşitliliğin kaynağını oluşturmaktadır. Ekonomik altyapının desteklediği bu kültürel çeşitlilik Buca'da görülen kent dokusunun kaynağında yer alır. Bu dokunun ortaya çıkmasında şüphesiz Buca'nın elverişli doğal ortamı göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Öte yandan semtin Levanten ve Rumlar tarafından rağbet görmesinin de bu gelişmede önemli rol oynadığı söylenebilir. Buca, bu anlamda çok sayıda malikâne, ev ve dini nitelik taşıyan yapı barındırır. Ayrıca kentteki sosyo-ekonomik yapıya bağlı olarak çok sayıda ticari yapı da söz konusudur. Kenti ve doğayı kendi ihtiyaçları ve zevkleri doğrultusunda biçimlendirmeye ve geliştirmeye her zaman meyilli olan insan, Buca'da da aynı yolu izlemiştir. Buca, bu yönüyle İzmir'in geçmişine tanıklık adına önemli bir doğa, kültür, tarih, sanat örneğidir. Bu çalışmada, Levantenlere ait olan konutlar başta olmak üzere, Buca'nın kültürel varlıklardan olan sivil mimari örnekleri üzerindeki Neoklasik süslemeler belgelenmiş ve sınıflandırılmıştır. Elde edilen veriler arkeolojik bulgular yardımıyla antik dönem örnekleriyle karşılaştırılmış ve mimari bezemelerin gelişimi incelenmiştir.