Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2009
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZKAN BAĞCI
Danışman: OĞUZ ALTUNGÖZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Nöroblastoma merkezi sinir sistemi tümörlerinden sonra, en yaygın ikinci solid tümördür ve 15 yaş altındaki tanı almış tüm çocukluk çağı kanserlerin %7.2 sinden sorumludur. Nöroblastom (NBL), nöral krestten köken alıp adrenal medulla ve sempatik sinir sistemine hedeflenen nöroektodermal hücrelerin embriyonel bir tümörüdür. Nöroblastom çeşitli klinik ve biyolojik özellikler gösteren, çok sayıda bilinmeyeni olan bir tümördür. Tümörün biyolojik davranışındaki değişkenlik nedeniyle, nöroblastom spontan regresyonlar, benign transformasyon yada agresif seyir gösterebilmekte, bu durum hastalığın prognozunu belirlemede ve tedavisinde sorunlara yol açmaktadır. Son yıllarda nöroblastom olgularında Anaplastik Lenfoma Kinaz (ALK) gen mutasyonu üzerine yapılan çalışmalar özellikle nöroblastomun ailesel modeli üzerinde yoğunlaşmış olup, bu olgularda ALK genindeki germline mutasyonlar gösterilmiştir.Türkiye nöroblastom popülasyonunu temsil eden 79 sporadik olgularda sporadik ALK gen mutasyonu olmadığı net olarak gösterilmiştir. Bu olgularda ALK geninde mutasyon saptanmaması literatürde önerilen nöroblastomun sağaltım modeli için son derecede önemlidir. Bilindiği üzere nöroblastomun ailesel formları tüm olguların sadece %1'ini içermektedir. Bu nedenle yapılan çalışmalarda henüz etkili bir tedavi yöntemi bulunmayan nöroblastom olguları için, ALK gen ürününün kinaz bölgesini baskılayan hedef ilaçların önerilmesi nöroblastomun sıklıkla meydana geldiği sporadik olgular için uygun bir önermenin olamayacağı düşüncesindeyiz.Sonuç olarak Türkiye nöroblastom popülasyonunu temsil eden 79 sporadik olgularda sporadik ALK gen mutasyonu olmadığı net olarak gösterilmiştir. Bu durum literatürde nöroblastom olguları için prognostik faktör olarak önerilen ALK'nın kinaz bölgesinin tartışılması gerektiğini göstermektedir.