Tarihi değirmen yapılarının endüstriyel miras olarak koruma sorunları ve öneriler: Çeşme yarımadası örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: VOLKAN KEÇELİ

Danışman: MÜJGAN KARATOSUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnsanoğlu,Neolitik Dönem'de yerleşik hayata geçmesi ile tarıma dayalı bir hayat sürmeye başlamıştır.Bu dönemle birlikte buğdayın öğütülmesinde ilk kez el değirmenleri kullanılmıştır. Tarih boyunca değirmen yapılarında güç kaynağı olarak;insan gücünden (el değirmenleri), hayvan gücünden (hayvan gücü ile çalışan değirmenler), su gücünden (su değirmenleri) ve rüzgar gücünden (yel değirmenleri)yararlanılmıştır.Güç kaynağına bağlı olarak da değirmen yapılarının özgün mimari özellikleri şekillenmiştir. Değirmen yapılarında kullanılan üretim araçlarında en kapsamlı değişimler Endüstri Devrimi ile yaşanmıştır.18. yüzyıldan itibaren etkisini göstermeye başlayan bu süreç, bilimin ve teknolojinin gelişmesine paralel olarak yeni bir üretim anlayışının doğmasına sebep olmuştur. Su ve rüzgar gücü ile çalışan değirmen yapılarında kullanılan üretim teknolojisinin gelişmesine bağlı olarak değirmenlerin üretim hacmi artmıştır.Son yıllara kadar teknolojik gelişmelerle birlikte özgün üretim anlayışını sürdüren değirmen yapıları, buğdayın öğütülmesinde fabrikalaşma sürecinin başlamasıyla, bir dönemin tanıklığını yapmış değirmen yapıları atıl duruma gelmiştir. Çalışma kapsamında endüstri mirası bağlamında değerlendirilen tarihi değirmen yapılarına yönelik koruma bilincinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması hedeflenmiştir. Bu çalışmada, Çeşme Yarımadası'nın mimari kimliğinin bir parçası olan değirmen yapıları ele alınmaktadır. İncelenen değirmen yapılarına yönelik koruma önerileri geliştirilmiştir.