Pankreas adenokarsinomunda anjiogenetik aktivite ve COX-2 ekspresyonunun prognostik önemi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Patoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERPİL BAYTEKİN
Danışman: ÖZGÜL SAĞOL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Pankreas malignitelerinin en sık görülen türü ekzokrin pankreas tümörleridir ve bunlardan da en sık görüleni pankreatik duktal adenokarsinomdur. Pankreas duktal adenokarsinomlarında prognoza etki eden çok sayıda klinikopatolojik prognostik faktör tanımlanmıştır. Bu faktörlerden ileri yaş, tümör evresinin yüksek oluşu, T evresinin yüksek oluşu uzak organ ve lenf düğümü metastazlarının varlığının kötü prognozla ilişkili olduğu bilinmektedir. Ancak ek olarak hastaların prognozunu belirleyen tümör biyolojik faktörler de bulunmaktadır. Bu çalışmada yaş, cinsiyet, tümör evresi, tümör derecesi, T evresi, lenf düğümü ve uzak organ metastazları, perinöral, kan ve lenf damar invazyonlarım içeren klinikopatolojik prognostik faktörlerin kendi aralarındaki ilişki ve bu klinikopatolojik parametreler ile anjiogenez ve Cox-2 ilişkisi araştırıldı. Anjiogenezin tümör progresyonunda ve metastazda önemli rol oynadığı ancak tümör metastazında tek başına yeterli olmadığı bilinmektedir. Bizim çalışmamızda damar parametreleri (VSD ve NVES değerleri) ile; T ve M evreleri, tümör boyutu, lenfatik, kan damarı, perinöral invazyon ve klinik evre arasında da anlamlı ilişki saptanmadı. Ancak tümör dereceleri ile damar parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardı. Tümör derecesi arttıkça damar parametrelerinde artış olduğu gözlendi. Lenf nodu metastazı olan ve olmayan olgular arasında damar parametreleri açısından anlamlı bir farklılık saptandı. Lenf nodu metastazı olan olgularda damar parametreleri daha yüksek olarak bulundu. Ayrıca metastazı olan ve olmayan gruplar arasında kan damarı invazyonu açısından anlamlı bir farklılık bulundu. Metastazı olan olgularda kan damarı invazyonu daha sıklıkla izlendi. Bunun dışında diğer parametrelerin kendi aralarında anlamlı ilişki göstermediği saptandı. Cox-2'nin kolon, mide, meme, beyin, nazofarinks, prostat ve pankreas tümörü gibi birçok tümörde aşırı eksprese edildiği bilinmektedir. Cox-2 reseptör boyanma oranları ile tümörlerin TNM evresi, klinik evresi, perinöral, lenfatik ve kan damarı invazyonu, tümör boyutu ve derecesi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Ayrıca Cox-2 ile anjiogenez arasında da anlamlı bir ilişki saptanmadı. Bu çalışmada kilinikopatolojik faktörler değerlendirildiğinde Cox-2'nin aşın ekspresyonunun prognoza etkisi olmadığı düşünülmüştür. Anahtar kelimeler: Cox-2, anjiogenez, prognostik faktörler, pankreatik adenokarsinom