Sığacık Körfezi ve çevresinin deniz altı aktif tektoniğinin yüksek çözünürlüklü sismik yöntemler uygulanarak araştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SAVAŞ GÜRÇAY

Danışman: GÜNAY ÇİFCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma kapsamında, Batı Anadolu'nun Ege Denizi kıyısında bulunan Sığacık Körfezi, Kuşadası Körfezi ve çevresinin denizaltı stratigrafik ve yapısal özellikleri yüksek çözünürlüklü sismik yansıma yöntemleri kullanılarak araştırılmıştır. Bu amaçla, 2005 ve 2008 yıllarında, Dokuz Eylül Üniversitesi (D.E.Ü.)'ne ait K. Piri Reis araştırma gemisi ile yüksek çözünürlük özelliğine sahip çok kanallı sismik yansıma ve Chirp yöntemleri kullanılarak çalışma alanında yaklaşık 1000 km uzunluğunda veri toplanmıştır. Toplanan veriler yorumlanmak üzere, D.E.Ü. Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü "SeisLab" sismik laboratuarında işlenmiştir. Birbirlerinin devamı ve birbirlerini kesen şekilde uzanan sismik hatlardan, ortamda düzenli çökelen ve ilerleyen on üç eski delta lobunu (Lob1-Lob13) birbirinden ayıran on üç uyumsuzluk yüzeyi takip edilebilmektedir. Bu delta loblarının Oksijen izotopunun (δ18) zamana bağlı değişim grafiğine göre yaşlandırılması neticesinde bu delta lobları (Lob1-Lob13), Pleistosen buzul dönemlerinde deniz seviyesinin düşmesi süreci boyunca çökeldiği şeklinde yorumlanmışlardır. Çalışma alanındaki sismik kesitlerde gözlenen uyumsuzluk yüzeylerinin en altta olanı temel kaya birimleridir ve 'Akustik Temel' olarak adlandırılmıştır. Hemen hemen bütün sismik kesitlerde takip edilen akustik temel, genel olarak oldukça girintili-çıkıntılı bir yüzeye sahiptir ve üst sismik birimlerin altında uzanmaktadır. Çok kanallı sismik yansıma kesitlerinde, bu üst sismik birimi oluşturan Pleistosen (Lob1-Lob13) ve Holosen döneminde oluşumunu tamamlamış bu birimlerin, akustik temel tarafından bir sokulum şeklinde kesildiği ve yükseltildiği gözlenmiştir. Bu deformasyonlar, magmanın Geç Pleistosen ve Holosen döneminde bu birimlere yapmış olduğu volkanik sokulum neticesinde oluştuğu şeklinde yorumlanmıştır. Sismik kesitlerde belirlenen aktif fayların birbirleriyle ilişkilendirilmesi sonucu çalışma alanının denizaltı aktif tektonik haritasını oluşturmak amacıyla kesitler tektonik ve yapısal olarak yorumlanmıştır.