Uluslararası çerçeve anlaşmalar ve İş Hukukuna etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: METEHAN KAPLAN
Danışman: ZEKİ ERDUT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1970'li yıllarda yaşanan ekonomik krizden çıkmak için uygulamaya konulan neoliberal ekonomi politikaları gereği devletler ekonomik ve sosyal alana yaptığı müdahalelerden vazgeçmiş, önceki dönemde egemen olan sosyal devlet anlayışı terk edilmiştir. Böylece, serbest piyasa anlayışı günlük yaşamın her alanında etkili olurken, bu anlayışla uyumlu küreselleşme süreci hız kazanmıştır. Yeni düzende, çokuluslu işletmeler geliri küresel değer zincirleri aracılığıyla uluslararası çapta yaratmaktadır. Bu anlamda, küresel değer zincirlerine dahil olmak için özellikle gelişmekte olan ülkeler arasında rekabet yaşanmaktadır. Bu rekabette, avantaj sağlamanın temel yolu işgücü maliyetini düşürmekten geçmektedir. Bu bağlamda, iş hukuku önceki dönemde işçi ve işveren arasındaki güç bakışımsızlığını azaltmanın ve işgücü piyasasını düzenlemenin temel aracıyken, yeni dönemde işgücü maliyetini artıran gerekçelerden biri olarak değerlendirilmektedir. Bu süreçte iş hukukunun işçileri koruyucu işlevi aşınmıştır. İş hukukunun işçileri koruyucu işlevini yerine getirmesi için yeni yöntemler denenmektedir. Çalışma koşullarının sertifikaya bağlanması, serbest ticaret anlaşmalarına çalışma koşullarıyla ilgili hükümler konulması ve çokuluslu işletmelerin yürütme ilkeleri kabul etmesi bu yöntemlerdendir. Fakat, bunların hiçbirinde işçi katılımı yoktur. Dolayısıyla, işçilerin işverenler karşısında korunması ve çalışma ve yaşam koşullarının iyileşmesi söz konusu değildir. Uluslararası çerçeve anlaşmalar ise bu yöntemlerden farklılaşmaktadır. İşçilerin anlaşmaların pazarlık ve uygulama sürecine katılması nedeniyle, uluslararası çerçeve anlaşmaların çalışma ve yaşam koşullarını somut olarak iyileştirmesi ve işçi ve işveren arasındaki güç bakışımsızlığını azaltması beklenmektedir. Bu beklentilerin gerçekleştiği kuşkuludur. Uluslararası çerçeve anlaşmalar yasal olarak bağlayıcı olmadığı için işçilerin çalışmaya ilişkin temel haklardan yararlanması ve güç bakışımsızlığının azalması çokuluslu işletmelerin isteğine kalmaktadır. Bu nedenle, uluslararası çerçeve anlaşmalar yasal olarak bağlayıcı olmadığı sürece geliri çokuluslu işletmeler lehine dağıtmaktan başka bir işlevi bulunmayacaktır.