Sağlık hizmeti sunumunda özel yaşamın gizliliğinin korunması ve idarenin mahremiyet hakkı ihlallerinden doğan sorumluluğu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bilgi Yönetimi Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELTEM YALÇIN

Danışman: YAŞAR METİN ÖZDEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ülkemizde bireyler Anayasa tarafından temel insan hakkı olarak korunan sağlık hakkı bağlamında, sağlıklı olma ve sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptirler. Sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesi de Anayasal bir kamu hizmeti olarak devletin temel görevleri arasındadır. Sağlık hizmetlerinin niteliği gereği, hastanın gerek en gizli fiziksel özellikleri gerekse özel yaşamına ait sırları sağlık çalışanları ile paylaşıldığından, bireyin özel yaşamının gizliliğinin korunması, sağlık hizmetlerinde büyük önem taşımaktadır. Tıp bilimi ve teknolojisindeki gelişmeler sağlık hizmeti sunumunun, giderek ekip çalışması gerektiren çok sayıda sağlık çalışanın görev aldığı, teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı, büyük ve gelişkin sağlık kuruluşları içerisinde ve karmaşık bir yapıda gerçekleştirilmesi sonucunu doğurmuştur. Bireyin özel yaşamın gizliliğinin korunmasını isteme hakkının sağlık hizmetlerine yansıması olan ve yasal düzenlemeler ile bir hasta hakkı olarak tanınmış olan hasta mahremiyetinin korunması, bu karmaşık yapı içerisinde giderek güçleşmiş, mahremiyet hakkı ihlalleri daha çok gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Bu çalışmada sağlık hizmetleri sunumunda özel yaşamın gizliliğinin korunmasındaki sorunlar araştırılmış, çeşitli örnekler ile hangi eksiklik ve sorunların hasta mahremiyetinin ihlali ile sonuçlanabileceği ortaya konulmuştur. Hastanın özel yaşamının gizliliğinin korunması hakkının, sağlık çalışanlarının sır saklama yükümlülüğünün ötesinde, sağlık hizmetinin kuruluş ve işleyişinde genel olarak gözetilmesi gereken bir hak olduğuna dikkat çekilmiştir. Sağlık hizmeti sunumunun asli görevlisi ve sorumlusu olan idarenin sağlık hizmetleri sunumunda yaşanan mahremiyet hakkı ihlallerinden sorumluluğu kamu hukuku kuralları esas alınarak incelenmiş ve insan onurunun zedelenmesi ile sonuçlanabilecek maddi veya manevi zararlar karşısında, idarenin tazmin sorumluluğunun hukuki temelleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bireylerin daha kaliteli ve güvenli sağlık hizmetine ulaşması, hasta ile sağlık çalışanları arasındaki güven ilişkisinin bozulmaması için sağlık hizmetleri sunumunda hasta mahremiyeti ihlallerinin önlenmesine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Ancak, günümüzdeki sağlık hizmeti yürütüm koşulları dolayısıyla, tüm önlem ve gayretlere rağmen hastanın özel yaşamının gizliliği hakkının ihlali ile sonuçlanan olguların yaşanabileceği, bu olgularda da hastanın uğradığı zararların, sağlık kamu hizmetinden sorumlu olan idare tarafından, ağır kusur şartı aranmaksızın ve olayda kast bulunması dışında sağlık çalışanlarının bireysel kusurlarına yönelen rücu mekanizması işletilmeksizin tazmin edilmesinin, daha adil çözümler sağlayacağı; hatta bazı durumlarda kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulanabileceği kanısına varılmıştır.