Postpartum depresyon belirtisini etkileyen etmenler ve postpartum depresyon belirtisinin emzirme ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÜMRAN KOLUKIRIK

Eş Danışman: HATİCE ŞİMŞEK KESKİN, OSMAN ALPARSLAN ERGÖR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ: Gebelik ve doğum olağan durumlar olmakla birlikte kadın için büyük bir stres nedeni olabilmektedir. Doğumdan sonraki 6 ay depresyon için yüksek riskli dönemdir. Postpartum depresyon (PPD) yaygın ve ciddi bir ruh sağlığı sorunudur ve öz bildirim ölçekleri ile belirtiler değerlendirilebilmektedir. Depresyon zaten yeti kaybına neden olan bir hastalık iken, yeni bebeği olmuş anne için önemi daha da artmaktadır. PPD hem anne hem bebeğinin sağlığını etkilemesi nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu çalışmanın amacları Manisa'nın bir ilçesinde PPD belirti sıklığını ve PPD belirtisi ile ilişkili etmenleri belirlemek ve PPD belirti varlığının emzirme ile ilişkisini belirlemektir. YÖNTEM: Kesitsel tipteki bu araştırmanın evreni Manisa İli Alaşehir İlçesi 2016 yılında canlı doğum yapan kadınlar olarak alınmış, evren büyüklüğü bir yıl öncesi ile benzer olacağı (n=1464) öngörülerek en küçük örnek büyüklüğü 345 olarak hesaplanmıştır. Mart-Mayıs 2016 tarihlerinde postpartum 4-12 hastasındaki 316 kadına ulaşılmıştır, ulaşma oranı 91.6'dır. Araştırmanın ilk amacı için bağımlı değişken postpartum depresyon (PPD) belirti varlığıdır ve Edinburg Postpartum Depresyon Ölçeği (EPDÖ) ile değerlendirilmiştir. Bağımsız değişkenler sosyoekonomik, doğurganlığa ilişkin ve psiko-sosyal etmenleri içermektedir. İkinci amaç için bağımlı değişken emzirme durumu, temel bağımsız değişken PPD'dir. Emzirme durumu sadece anne sütü alma ve ek gıdaya başlama olarak değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı bulgular sayı, yüzde ve ortalama veya ortanca değerler ile sunulmuştur. Bağımlı değişken ile bağımlı değişkenler arasındaki ilişki ki-kare, eğimde ki-kare, t testi ve Mann Whitney U testi ile ve lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 kabul edilmiştir. BULGULAR: Katılımcıların %24.7'sinde depresif belirti saptanmıştır. İlkokul mezunu ve altı öğrenimi olan kadınlarda lise mezunu ve üzeri öğrenim düzeyindeki kadınlara göre PPD belirtisi görülme riski 4.4 kat anlamlı olarak fazladır. PPD belirtisi görülme riskinin geniş ailede yaşayanlarda 2.8 kat, depresyon öyküsü olanlarda 3.1 kat, premenstüel sendrom öyküsü olanlarda 4.8 kat, eşinin desteği az olanlarda 2.8 kat ve hayatında ciddi stres olan kadınlarda 9.4 kat fazla olduğu saptanmıştır. PPD'nin sadece anne sütü (SAS) vermenin bırakılmasına ve ek gıdaya başlamaya anlamlı ilişkisi bulunmamıştır. SONUÇ: Öğrenim düzeyinin düşüklüğü, geniş ailede yaşama, depresyon öyküsünün olması, premenstrüel sendrom öyküsü olması, eş desteğinin az olması ve hayatında ciddi bir stres varlığı PPD belirti riskini arttırmaktadır. PPD'nin sadece anne sütü (SAS) vermenin bırakılmasına ve ek gıdaya başlamaya anlamlı etkisi bulunmamıştır, emzirmeye etkisini değerlendirmek için daha büyük gruplarda izlem araştırmaları yapılması önerilir. PPD değerlendirmesi birinci basamakta doğum sonu bakım yönetim rehberinde yer almakta olup, doğum sonrası izlemlerinde EDPÖ'nün rutin uygulanması önemlidir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Postpartum depresyon, sıklık, risk etmenleri, Edinburg Postpartum Depresyon Ölçeği, emzirme