Küçük menderes havzası'nda sürdürülebilir arazi planlaması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HEDİYE ARZU GÖKÇE GÜNDÜZOĞLU
Danışman: HASAN ÇUKUR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sürdürülebilirlik, ekonomik ve teknolojik gelişmelerle birlikte önem kazanmış bir kavram olup çevrenin ve doğal kaynakların insan ihtiyaçlarını karşılaması ile birlikte, gelecek nesillerin haklarını da gözeterek yararlanılmasını öngören çevreci bir dünya görüşüdür. Ekonomik büyüme hedeflerine ulaşırken doğanın tahrip olması temelde sürdürülebilirliğin önündeki en büyük sorun olmaktadır. Sanayi, ticaret, turizm ve tarım alanlarında önemli gelişmeler kaydeden İzmir çevresi ve özellikle çalışma alanının (Torbalı, Tire, Ödemiş gibi) etkilemiştir. Bu gelişmeler sonucu I. sınıf tarım arazileri yerleşim alanları ve sanayi bölgeleri haline gelmiştir. Tarımsal alanlar da VII. sınıf yüksek eğimli orman arazilerine doğru kaymıştır. Havzada gözlenen bu süreç Küçük Menderes Havzası'nın (KMH) çalışma alanı olarak belirlemede etkili olmuştur. Bu çalışma KMH tarımsal potansiyeli yüksek olan sahalarda yapılan uygulamaların ne ölçüde sürdürülebilir olduğunun değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Sürdürülebilirlik durumunun sorgulanması üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Bu aşamalarda; Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) ile tarımsal alan uygunluk durumu belirlenmiş, sahada ürün desenine ait veriler analiz edilerek ürünlerin doğal ortam istekleri sorgulanmış ve sahadaki ürünlerin su tüketim miktarları ile su varlığının ilişkisi değerlendirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. KMH, tarım faaliyetlerin oldukça yoğun gerçekleştiği havzalardan biridir. Bu nedenle ilk aşamada; tarımı etkileyen doğal ortam özellikleri AHS ile değerlendirilmiştir. Doğal ortam özellikleri olarak topoğrafik özelliklerden; eğim, bakı, drenaj özellikleri, erozyon durumu, pedojenik özelliklerden; toprak grupları, toprak derinliği, sınırlayıcı toprak özellikleri ile iklim özelliklerinden; yağış ve sıcaklık verileri kullanılmıştır. AHS yöntemi kullanılarak her bir doğal ortam özelliğinin tarımsal uygunluğa etkisi belirlenmiştir. Buna göre eğim özelliklerinin tarımsal uygunluğun belirlenmesinde %28 oranı ile en etkili faktör olduğu, bakı faktörünün ise %1,7 oranı ile en az etkili faktör olduğu tespit edilmiştir. AHS yöntemi ile tarımsal uygunluğa doğal ortam özelliklerinin etki yüzdeleri belirlenirken KMH'nda yapılan daha önceki çalışmalardan, tarımsal uygunluk ile ilgili daha önce yapılmış çalışmalardan ve arazi gözlemlerinden yararlanılmıştır. AHS yöntemi ile belirlenen ağırlıklar CBS yazılımları kullanılarak, "ağırlıklı çakıştırma yöntemi" ile sorgulanmıştır. KMH'nın "Tarımsal Uygunluk Dereceleri" belirlenmiş, arazi gözlemleri ve 2012 yılına ait CORINE arazi örtüsü verileri ile karşılaştırılmıştır. İkinci aşamada; havza tarımında etkili olan ürünler tarla ürünlerinden, mısır, buğday, patates; sebze ürünlerinden domates, karpuz; meyve ürünlerinden zeytin incir, şeftali olarak belirlenmiştir. Bu ürünlere ek olarak tütün ve pamuk da havzada geçmiş dönemlerde etkili olmasından ötürü değerlendirmeye dahil edilmiştir. Bu veriler zaman serisi analizleri oluşturularak değerlendirilmiştir. Üçüncü aşamada; havzada yetiştirilen ürünlerin doğal ortam özellikleri açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Ürünler sıcaklık, don, yağış ve toprak özellikleri açısından havzaya uygunlukları sorgulanmıştır. Su sürdürülebilirliğinin değerlendirilmesi için, ürünlerin sulama suyu ihtiyacı verileri, bitkilerin vejetasyon dönemi verileri ile Thornthwaite su bilançosuna göre ilgili istasyonların su noksanı dönemleri çakıştırılmıştır. Oluşturulan grafik ile havzadaki su noksanı görüldüğü dönem ile bitkilerin su ihtiyaçları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda yerleşim alanlarının tarımsal potansiyeli yüksek graben tabanına doğru yayılım gösterdiği, tarımsal potansiyeli düşük arazilerden oluşan havzanın eğimli alanlarında yapılan tarım faaliyetlerinin yanlış arazi kullanımına sebep olduğu tespit edilmiştir. KMH'nda son yıllarda mısır önemli konuma gelmiştir. Hayvan yemi olarak kullanılan bu ürün su ihtiyacı bakımından havzayı zorlamakla birlikte her yıl üst üste ekimi toprağın bitki besin maddesi açısından dengesini bozmaktadır. Havzada sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için ürün deseninin yapılandırılması gerekmektedir. Havzada ürün deseninin su isteği daha az ürünler doğrultusunda geliştirilmesi önem taşımaktadır. Ekim nöbeti ile uzun yıllar aynı ürünlerin ekiminin önüne geçilmelidir.