Okul yöneticileri ile öğretmenlerinin öğrenci merkezli eğitim ilkelerini benimseme düzeyleri ve okul etkililiğine yönelik görüşleri arasındaki ilişki
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Yönetimi ve Denetimi Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAKAN SİVRİ
Danışman: SEMİHA ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Öğrenci merkezlilik ve okulların etkililiği rekabetin çetinleştiği ve işgücünün serbest dolaşımının yaşandığı küresel dünyada eğitim alanında önce çıkan dikkate değer kavramlar arasındadır. Öğrenci merkezli eğitim, geleneksel eğitimin aksine "bireysel olarak öğrenciler üzerine odaklanma (onların kalıtsal özellikleri, geçmiş yaşantıları, bakış açıları, özgeçmişleri, becerileri, ilgi alanları, yeterlikleri ve gereksinimleri) ile öğrenme üzerine odaklanmayı birleştiren bir bakış açısı" olarak ele alınmaktadır. Okul etkililiği ise okulun öğretim politikası, iklimi ve misyonu gibi okul çevresi faktörlerinin öğrencilerin zihinsel ve duygusal performanslarına etkisi olarak tanımlanmaktadır. Etkili okullar ise aynı minvalde "okulun hedeflerinin en üst seviyede başararak öğrencilerin zihinsel, psikomotor, sosyal, duygusal ve estetik gelişimlerine en uygun öğrenme ortamı sağlayabilen okullar" olarak görülmektedir. Bu araştırmada, ortaokullarda görev yapmakta olan yönetici ve öğretmenlerin öğrenci merkezli eğitimin ilkelerini benimseme düzeylerinin ve okul etkililiğine yönelik algıları arasındaki olası ilişkilerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Böylelikle, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin öğrenci merkezli eğitim ilkelerini ne kadar benimsediği belirlenerek bunun okullarının etkililiğine yönelik düşüncelerine etkileri incelenmiştir. Bu çerçevede, çalışma nicel araştırma yöntemlerinin özelliklerini barındırmaktadır. Ayrıca, araştırmada ilişkisel modelden faydalanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2017 - 2018 Eğitim Öğretim Yılında Bursa Büyükşehir il sınırları içerisinde bulunan 235 kamuya ait ortaokulda görev yapan 6536 öğretmen ve 586 yönetici teşkil etmiştir. Araştırmanın örneklemini ise, bu okullar arasında bulunan 32 ortaokuldan 364 öğretmen ve 65 yönetici olmak üzere toplam 429 katılımcı oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğrenci Merkezli Eğitim İlkelerini Benimseme Ölçeği" ve Şişman'ın (1996) "Etkili Okul Ölçeği" olmak üzere iki ayrı ölçek aracılığı ile elde edilmiştir. Ölçeklerden elde edilen verilerin çalışma grupları sathın normal dağılıp dağılmadığına göre parametrik ve parametrik olmayan analizlerden yararlanılmıştır. Bu çerçeve, veri analizinde bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü ANOVA, Kruskal-Wallis H testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu, basit doğrusal regresyon ve alt boyutların etkisi bağlamında çoklu regresyon analizlerinden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonıuçlarına göre; katılımcıların öğrenci merkezli eğitim ilkelerini yüksek düzeyde benimsediklerini ve bu kapsamda aynı fikri paylaştıkları, aynı şekilde katılımcıların okullarını yüksek düzeyde etkili algıladıkları ve okul yöneticilerin bu okul etkililiği konusunda öğretmenlerden daha yüksek görüşe sahip oldukları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, katılımcıların öğrenci merkezli ilkeleri benimseme düzeylerinin branşlarına göre anlamlı değişiklik göstermezken, eğitim düzeyleri ve mesleki deneyimleri arttıkça öğrenci merkezli ilkelere yönelik görüşlerinin arttığı tespit edilmiştir. Öt yandan, yöneticilerin okullarının etkililiğine yönelik algıları öğretmenlerden daha yüksek bulunmuştur. Bunun yanında, daha yüksek mesleki deneyimi olan ve Beden Eğitimi branşına sahip katılımcıların okullarını daha yüksek düzeyde etkili buldukları anlaşılmışken eğitim düzeylerine göre okul etkililiği algılarında anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Son olarak, katılıcıların öğrenci merkezli eğitim ilkelerini benimse düzeyleri ile okul etkililiği algıları arasında düşük ancak anlamlı ve pozitif yönde doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede öğrenci merkezli anlayışa yatkınlığın okul etkililiği algısı üzerinde düşük düzeyde ancak anlamlı ve olumlu bir etkisi olduğu meydana çıkarılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, öğrenci merkezli anlayış perspektifinden okullardaki etkililiği artırma çabaları için politika yapıcılara, yöneticilere, öğretmenlere yol gösterici olabilir.