Posterior kanal benign paroksismal pozisyonel vertig otedavisinde epley manevrasına ek olarak verilen betahistin'in tedavi ve yaşam kalitesi üzerine etkilerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: H. ÖZGE KUŞTUTAN

Danışman: ENİS ALPİN GÜNERİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, pozisyonel vertigo yakınması ile başvuran ve Dix-Hallpike (DH) testi ile posterior kanal benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV) tanısı konulan hastalarda, tedavide Epley manevrasına ek olarak verilen betahistin'in hastanın yaşam kalitesi ile günlük aktivitelerindeki düzelme üzerindeki etkinliğinin değerlendirilmesidir.GEREÇ ve YÖNTEM: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi KBB Anabilim Dalı'na Kasım 2009-Mart 2010 tarihleri arasında baş dönmesi yakınmasıyla başvuran ve DH testi ile posterior kanal BPPV tanısı konulan, 18-79 yaşları arasında toplam 72 hasta ile yapılan bu prospektif, randomize, kontrollu çift kör klinik çalışmada, hastaların tümüne Epley manevrası uygulandı. Takiben hastalar randomize olarak gruplandırıldı. Hastaların yaklaşık 1/3'ünü oluşturan 22 hastaya (Grup 1) Epley manevrası sonrası herhangi bir ilaç tedavisi verilmezken; geri kalan 50 hastaya, uygulanan Epley manevrasına ek olarak bir hafta süre ile günde iki kez kullanılmak üzere orjinaline eşdeğer görünümde hazırlanmış olan etken madde (24 mg betahistin) ve plasebo içeren ilaçların aynı şekilde üretilmiş olduğu blister ambalajlardan biri, çalışmayı uygulayan hekim dışındaki bir hekim tarafından rastgele olarak verildi. Tüm çalışma bitirildikten sonra, ilaçları veren hekim tarafından hasta gruplarının gözden geçirilmesi sonucu 26 hastanın plasebo (Grup 2), 24 hastanın ise betahistin grubunda (Grup 3) yer aldığı görüldü. Tüm hastalar bir hafta sonra kontrole çağırılarak DH testi tekrarlandı. Her üç grupta yer alan tüm hastaların yakınmaları ortadan kalkıp, DH testi bulguları negatif olduğunda çalışma sonlandırıldı.BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 72 hastanın 45'i (%62.5) kadın, 27'si (%37.5) erkekti. Elli yaş altında olan 28 olgu (%38.8) ve 50 yaş üstü olan 44 olgu olup, yaş ortalaması 53.18±12.12 olarak bulundu. DH testinde 45 olguda (%62.5) sağ taraf, 27 olguda (%37.5) sol taraf etkilenmişti. Semptomların başlama süresi 61 olguda (%84.7) yaklaşık 1 aydır (?1 ay), 11 olguda (%15.3) ise 1 aydan uzun süredir (>1 ay) devam etmekteydi. Alınan anamnez doğrultusunda, baş dönmesi atağının süresini 1 dakikadan kısa (?1 dakika) süreli olarak tanımlayan 44 (%61.2) olgu ve 1 dakikadan uzun (>1 dakika) süreli olarak ifade eden 28 (%38.8) olgu mevcuttu. Olguların 17'sinin (%23.6) özgeçmişlerinde daha önce geçirilmiş BPPV öyküsü mevcuttu. Sistemik hastalıkları açısından sorgulanan olguların 21'inde (%29.2) hipertansiyon, 19'unda (%26.4) hiperkolesterolemi, 13'ünde (%18.05) diabetes mellitus, 3'ünde (%4.2) depresyon olduğu tanımlandı. BPPV'ye yatkınlık oluşturabilecek migren öyküsü 4 olguda (%5.6), üst solunum yolu enfeksiyonu 7 olguda (%9.7), kafa travması ve uzun yatak istirahati öyküsü ise 3'er olguda (%4.2) mevcuttu. Tedavi öncesi ve tedavi sonrası birinci hafta kontrolde değerlendirilen olgular, tedavi etkinliği açısından gruplar içinde ve gruplar arasında karşılaştırıldıklarında; uygulanan tedavinin etkinliği açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Ancak, hastaların semptomları ve yaşam kalitesindeki etkilenmeleri yönünden tedavi öncesine göre tedavi sonrası sonuçlar gruplar arasında karşılaştırıldığında; her yaş grubunda, baş dönmesi yakınması yaklaşık 1 aydır devam eden ve öyküde baş dönmesi atağının süresi 1 dakikadan kısa süren olguların semptomlarındaki azalma ile yaşam kalitesindeki düzelmenin, Grup 3'te yer alan olgularda diğer iki gruba kıyasla daha belirgin olduğu saptandı. İlk kontrolde tedavi sonrası iyileşmenin sağlanamadığı 10 olgu (%13.8) mevcuttu; almakta oldukları tedavilere devam eden bu olguların tümünde, ikinci kontrolde yakınmaların tam olarak düzeldiği saptandı; bu düzelmenin Grup 3'te diğer iki gruba kıyasla daha belirgin olduğu belirlendi.SONUÇ: Çalışmamızda, BPPV tedavisinde uygulanan tedavilerin etkinliği açısından her üç tedavi grubu arasında anlamlı fark saptanmamakla beraber, tedavide Epley manevrasına ek olarak verilen betahistin'in, 50 yaş altı ve 50 yaş üstü olmak üzere her yaş grubunda yer alan, baş dönmesinin yaklaşık 1 aydır sürdüğü olgularda, baş dönmesi atağının 1 dakikadan kısa süre devam ettiği olgularda ve tedavi sonrası ilk kontrolde yakınmaları devam edip de ikinci seans tedavi uygulanan olgularda; sadece manevra veya manevraya ek olarak verilen plaseboya göre, semptomların azalması ve hastanın yaşam kalitesinin düzelmesi açısından daha etkili olduğu belirlendi.Anahtar kelimeler: Posterior kanal BPPV, DH testi, Epley manevrası, Betahistin