Perkütan nefrolitotomi sonuçlarını öngörmede preoperatif parametrelerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEYİT HALİL BATUHAN YILMAZ

Danışman: OZAN BOZKURT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Perkütan nefrolitotomi 2 santimetreden büyük ve kompleks böbrek taşlarının tedavisinde altın standart tedavidir. Perkütan nefrolitotomi sonrasında taşsızlığı ve gelişebilecek komplikasyonları öngörebilmek hem cerraha hem de hastaya fayda sağlamaktadır. Bu sebeple perkütan nefrolitotomi sonuçlarını öngörebilmek için hastaların preoperatif klinik, laboratuvar ve radyolojik parametreleri değerlendirilerek çeşitli skorlama sistemleri oluşturulmuştur ancak halen evrensel olarak kabul edilmiş altın standart bir taş skorlama sistemi bulunmamaktadır. Çalışmamızda hastaların preoperatif klinik, laboratuvar ve radyolojik parametrelerini değerlendirerek, bu parametrelerin perkütan nefrolitotomi sonuçlarını öngörmedeki rolünü araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Dokuz Eylül Üniversitesi üroloji kliniğinde Ocak 2010 ve Kasım 2020 tarihleri arasından perkütan nefrolitotomi yapılan hastalar dahil edildi. 18 yaşından küçük olan, preoperatif nefrostomi kateteri takılan, eş zamanlı bilateral perkütan nefrolitotomi yapılan ve preoperatif bilgisayarlı tomografisi, tam idrar tetkiki, idrar kültürü, kreatinin değeri ve tam kan sayımı olmayan hastalar çalışmadan çıkarıldı. Hastaların demografik verileri, taşın tarafı, boyutu, alanı, miktarı, yoğunluğu, lokalizasyonu, cilt taş mesafesi, hidronefroz, opasite gibi radyolojik parametreler ve tam kan sayımı, kreatinin değeri, tam idrar tetkiki ve idrar kültürü gibi laboratuvar parametreleri kaydedildi. Her hasta için teker teker GUY's skoru, S.T.O.N.E skoru ve CROES nefrolitometrik skoru hesaplandı ve kaydedildi. Operasyon sonrası rezidü taş durumu peroperatif floroskopi ya da postoperatif direkt üriner sistem grafisi ve nonopak taşlar için kontrastsız bilgisayarlı tomografi ile değerlendirildi. Perkütan nefrolitotomi sonrası tam taşsızlık sağlanan hastaların operasyonu başarılı; rezidü taş kalan hastaların operasyonu başarısız olarak kabul edildi. Operasyonu başarılı olan ve başarısız olan grupların preoperatif, peroperatif ve postoperatif verileri karşılaştırıldı. Peroperatif ve postoperatif komplikasyonlar modifiye Clavien-Dindo sınıflamasına göre kaydedildi. İstatistiksel analizler SPSS 22 paket programı kullanılarak yapıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza Ocak 2010-Kasım 2020 tarihleri arasında perkütan nefrolitotomi yapılan 803 hasta dahil edildi. Çalışma kriterlerine uymayan 76 hasta çalışmadan çıkarıldı. Hastaların 297 (%40.9)'si kadın, 440 (%59)'ı erkek idi ve hastaların ortanca vücut kitle indeksi 25.9 kg/m2 (min:17.6–max:58.7) idi. Hastaların yaş ortancası 49 (min:18-max:85)'du. Hastaların 669 (%92)'u aynı taraftan açık cerrahi geçirmemiş ve 28 (%3.9)'i soliter böbrekliydi. Toplam 53 (%7.3) hastada böbrek anomalisi mevcuttu. Cinsiyet, alkol ve sigara kullanımı gibi alışkanlıklar, ailede taş öyküsünün olup olmaması, vücut kitle indeksi ve komorbid hastalıkların operasyonun başarısıyla istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisinin olmadığı saptandı. Preoperatif laboratuvar parametrelerle operasyon başarısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. GSS, S.T.O.N.E nefrolitometri skoru ve CROES nefrolitometri nomogramının kendi hasta grubumuzda operasyon başarısını öngördüğünü saptadık (p<0.001, p<0.001, p<0.001) Operasyonu başarılı olan grupta ortanca taş boyutu 20 mm (min:7 – max:50), başarısız olan grupta 25 mm (min:9 – max:56) olarak hesaplandı ve operasyonu başarısız olan grupta taş boyutu istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksekti (p<0.001). Operasyonu başarılı olan grupta ortanca taş alanı 118.5 mm² (min:15– max:600), başarısız olan grupta 202 mm² (min:31- max:968) olarak saptandı ve istatistiksel olarak anlamlı şekilde başarısız olan grupta daha yüksekti (p<0.001). Taşların 351 (%43.8)'i tek, 255 (%35.1)'i birden çok, 121 (%16.6)'i staghorn taştı ve taş miktarı ve operasyon başarısı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p<0.001). Taşların 20 (%2.8)'si üst pol, 286 (%39.3)'sı renal pelvis, 46 (%6.3)'sı alt pol, 26 (%3.6)'sı proksimal üreterde; 121 (%16.6)'i staghorn, 228 (%31.4)'i parsiyel staghorn şeklindeydi. Böbrek taşı lokalizasyonlarına göre operasyon başarısı değerlendirildiğinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0.001). Ortanca cilt-taş mesafesi operasyonu başarılı olan grupta 105.66 mm (min:43.67 – max:178.33), başarısız olan grupta 99.66 mm (min:48.33 - max:158.67) olarak saptandı ve ortanca cilt-taş mesafesi operasyonu başarılı olan grupta istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek saptandı (p<0.001). Yapılan lojistik regresyon analizinde operasyon başarısı için bağımsız risk faktörleri; taş miktarı (OR: 2.833; %95 [GA]: 1.507-5.329; p<0.001), taş lokalizasyonu (p<0.001), taş boyutu (OR: 1.056; %95 [GA]: 1.024-1.088; p<0.001), ortalama cilt-taş mesafesi (OR: 0.990; %95 [GA]: 0.978-0.998; p=0.043) ve maksimum HU (OR: 1.001; %95 [GA]: 1.000-1.001; p=0.021) olarak saptandı. Hastaların 577 (%79.4)'sinde postoperatif komplikasyon gözlenmedi. Hastaların 17 (%2.3)'sinde Clavien 1, 79 (%10.9)'unda Clavien 2, 38 (%5.2)'inde Clavien 3A, 14 (1.9)'ünde Clavien 3B, 2 (%0.3)'sinde Clavien 4A komplikasyon gözlendi. Clavien 4B ve Clavien 5 komplikasyon gözlenmedi. Sonuç: Perkütan nefrolitotomi büyük ve kompleks taşlarda başarı oranı yüksek bir tedavi yöntemidir. Çalışmamız sonucunda perkütan nefrolitotomi operasyonunun başarısını öngörmede preoperatif taş miktarı, taşın lokalizasyonu, taşın boyutu, ortalama cilt taş mesafesi ve taşın Hounsfield Unit değerinin (taş yoğunluğu) bağımsız prediktif faktörler olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: böbrek taşı, perkütan nefrolitotomi, taş boyutu, taş alanı, başarı, komplikasyon