Siyalik asitin trombosit fonksiyonları ve kriyoprezervasyonuna etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 1999
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZDEN PİŞKİN
Danışman: BÜLENT ÜNDAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET: Kan ve kan ürünlerine maruz kalan kişilerde yüksek oranlarda trombositlere karşı alloimmünizasyon gelişmesi ve takip eden transfüzyon desteği ile ciddi olarak etkileşmesi, HLA ve HPA uygun trombosit transfüzyonlarının bir dereceye kadar başarılı olmasına karşın, uygun donör kayıtlarına sahip büyük organizasyonlara gereksinim göstermesi, buna karşın taze olarak hazırlanan trombositlerin raf ömrünün bakteriyel kontaminasyon riski nedeni ile 5 günle sınırlı olması, trombosit saklama yöntemlerinin geliştirilmesini güncel bir gereksinim olarak devam ettirmektedir. Kriyoprezervasyon ile trombositler 2 yıla dek saklanabilmekte, ancak fonksiyon ve viyabiliteleri üzerinde istenmeyen etkiler ortaya çıkmaktadır. Trombositler aktive olmakta, net yüzey negatif yükleri ve siyalik asit içeriklerinde azalma ortaya çıkmaktadır. Biz de çalışmamızda trombositlerin aktivasyona uğrayarak yaşamsal ve fonksiyonel kayba gitmelerini engellemeye yönelik bir yöntem geliştirmeyi amaçladık. Çalışmada kullanılan trombosit konsantreleri ve otolog plazma, aferez yöntemi ile sekiz donörden elde edildi. Siyalik asit içermeyen taze trombosit konsantrelerinde ortalama p-selektin ekspresyonu %3.83 ± 4.39 idi. Yaptığımız ön çalışmada taze trombosit konsantrelerine artan oranda eklenen siyalik asitin, siyalik asit eklenmeyen trombosit konsantreleri ile karşılaştırıldığında, en belirgin 4 mg/ml konsantrasyonda olmak üzere, doza bağımlı olarak ADP ile indüklenen agregasyon yanıtını engellediğini ve ADP ile indüklenen p-selektin ekspresyonunu etkin biçimde azalttığını gözledik (R= -0.55 ve p= 0.001). Bu gözlem bizi, trombosit konsantrelerine %5 DMSO'ya ek olarak 4mg/ml konsantrasyonda siyalik asit eklenmesinin kriyoprezervasyon sürecine bağlı trombosit aktivasyonunu azaltıp azaltmayacağını araştırmaya yöneltti. Kriyoprezervasyon, kontrol grubu (%5 DMSO içeren grup) trombositlerin p-selektin ekspresyonunu istatistiksel olarak anlamlı oranda arttırmadı (%5.62 ± 1.14). Ancak, beklemediğimiz biçimde, %5 DMSO'ya 4 mg/ml konsantrasyonda siyalik asit eklenerek kriyoprezervasyon uygulaması(siyalik asit grubu), trombositlerin p-selektin ekspresyonunda, kontrol grubuna kıyasla belirgin daha fazla bir artışa yol açtı (%26.37 ± 3.25). Kriyoprezervasyon, kontrol grubu trombositlerin GP Ib ekspresyonunu azalttı (p<0.02), ancak bu azalma çok düşük düzeyde idi (%2.14). 4 mg/ml siyalik asit ve %5 DMSO ile kriyoprezervasyon uygulanan trombositlerin GP Ib ekspresyonu, kontrol grubuna benzer bir azalma gösterdi. Kriyoprezervasyon sonrasında kontrol grubu ve siyalik asit içeren trombositlerin ortalama trombosit hacmi arttı (sırası ile %6.85 ± 1.18 ve p<0.02, %6.1 ± 0.29 ve p<0.02). Kriyoprezervasyon sonrası yıkama işlemi uygulaması, kontrol grubu trombositlerin p- 53selektin ekspresyonunu belirgin oranda artırırken (%26.59 ± 4.50 ve p<0.05), her iki grubun GP Ib ekspresyonunda da belirgin bir azalmaya neden oldu (sırası ile %86.96 ± 7.51 ve p<0.05, %87.42 ± 3.72 ve p<0.05). Kriyoprezervasyon, kontrol grubu trombositlerin ristosetin ve ADP'ye karşı yanıtını anlamlı düzeyde bozdu. Her ne kadar siyalik asit, oda ısısında ADP tarafından indüklenen agregasyon ve aktivasyonu engelleyebiliyor olsa da kullanışlı bir kriyoprotektif ajan değildir. T.G yj&BSKKftfiREIftl KUMDU» MÜEDBIANTASYON MEEKEZ? 54