NEOADJUVAN KEMOTERAPİ TEDAVİSİ UYGULANAN MEME KANSERLİ HASTALARDA VÜCUT KOMPOZİSYON DURUMUNUN ETKİLERİNİN İNCELENMESİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Erhan Tükel
Danışman: Süleyman Özkan Aksoy
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Bu çalışmanın amacı, uzak
organ metastazı olmayan ve neoadjuvan kemoterapi uygulanan meme kanserli
hastalarda tedavi öncesi vücut kompozisyon parametrelerinin patolojik tam
yanıt, hastalıksız sağkalım (DFS) ve genel sağkalım (OS) üzerindeki etkilerini
incelemektir.
Dokuz Eylül Üniversitesi
Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde Ocak 2010 - Aralık 2022 tarihleri arasında
neoadjuvan kemoterapi uygulanan 278 meme kanserli kadın hasta retrospektif
olarak değerlendirildi. Hastaların BT veya PET-BT görüntülerinde L3 vertebra
düzeyinde yarı otomatik yöntemle visseral yağ dokusu (VAT), deri altı yağ
dokusu (SAT), iskelet kas kütlesi (SMM), iskelet kas dokusu arası yap dokusu
(IMATs) ve iskelet kası yoğunluğu (SMD) ölçümleri gerçekleştirildi. Optimal SMM
eşik değerleri Youden indeksine dayalı ROC analizi ile belirlendi. Sağkalım
analizleri Kaplan-Meier yöntemi ve Log-Rank testi ile, bağımsız prognostik
faktörler univaryant ve multivaryant Cox orantılı hazard modeli ile değerlendirildi.
Sarkopenik obezite tanımı iki aşamalı metodoloji ile gerçekleştirildi: birinci
öncül BKİ ≥30 kg/m² (obezite), ikinci aşamada yalnızca obez grupta ROC analizi
ile SMM eşiği belirlendi.
Yaş ortalaması 51,2±11,3
yıl olan 278 hastanın ortanca takip süresi 62 ay idi. Tüm hastalar için DFS
bazlı optimal SMM eşik değeri 105 kg/m² (AUC=0,725), obez hasta grubunda (n=90)
sarkopenik obezite için SMM eşiği ise 95,5 kg/m² (AUC=0,746) olarak saptandı.
Neoadjuvan tedavi sonrasında patolojik tam yanıt mevcut hastalarda SMM
değerinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu görüldü (107,0±14,4'e karşın 101,1±16,2
kg/m², p=0,004). VKİ ile VAT (r=0,449, p<0,001) ve SAT (r=0,482, p<0,001)
arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanırken VKİ ile SMM arasında anlamlı
ilişki bulunmadı (r=0,075, p=0,211). Yaş ile VAT/SAT oranı arasında güçlü
pozitif korelasyon mevcuttu (r=0,545, p<0,001); ≥50 yaş grubunda VAT değeri
ve VAT/SAT oranı anlamlı biçimde daha yüksekti (sırasıyla p<0,001,
p<0,001). Menopozal hastalarda VAT/SAT oranı premenopozal hastalara kıyasla
belirgin düzeyde yüksek saptandı (0,543'e karşın 0,327, p<0,001). Univaryant
Cox analizinde SMM <105 kg/m², DFS için güçlü bir risk faktörü olarak
belirlendi (HR=4,799, p<0,001). Multivaryant analizde SMM, tümör evresi, Ki-67,
lenfatik invazyon, sentinel lenf nodu ve adjuvan kemoterapi kontrol altına
alındıktan sonra da DFS için bağımsız prognostik faktör özelliğini korudu
(HR=4,480, p=0,0003). OS için ise SMM univaryant analizde sınırda anlamlılık
gösterdi (HR=1,777, p=0,075), multivaryant analizde istatistiksel anlamlılığa
ulaşmadı. Sarkopenik obez hastalarda (n=34) DFS olayı ve uzak organ metastazı
oranı obez non-sarkopenik gruba (n=56) kıyasla anlamlı derecede yüksek saptandı
(%41,2'ye karşın %10,7, p=0,001).
Neoadjuvan kemoterapi
alan meme kanserli hastalarda düşük iskelet kas kütlesi (SMM <105 kg/m²),
DFS için bağımsız ve güçlü bir prognostik risk faktörüdür. Yüksek SMM değeri
daha yüksek patolojik tam yanıt oranı ile ilişkilidir. Obez hastalarda
sarkopenik obezite, DFS ve metastaz gelişimi açısından en yüksek riskli alt
grubu tanımlamaktadır. VKİ'nin kas kütlesini yansıtmadaki yetersizliği göz
önünde bulundurulduğunda, tanı sürecinde elde edilen PET-BT ve/veya BT
görüntüleri üzerinden hesaplanan vücut kompozisyon değerlendirmesinin rutin
klinik uygulamaya entegre edilmesi önerilmektedir.
Anahtar Sözcükler: Vücut kompozisyon durumu, meme kanseri, obezite, sarkopeni, sarkopenik
obezite