Matematik öğretmenlerinin fark etme becerileri ve öğretimlerinin niteliği: Alan ölçme bağlamında keşfedici bir durum çalışması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE ASİL GÜZEL
Danışman: SİBEL YEŞİLDERE İMRE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Öğretmenlerin öğrencilerin matematiksel düşüncelerini nasıl fark ettikleri ve bu fark etme sürecinin sınıf içi uygulamalara nasıl yansıdığı, matematik öğretimi araştırmalarında giderek önem kazanan bir çalışma alanıdır. Bu çalışmanın amacı farklı düzeyde mesleki fark etme becerisine sahip ortaokul matematik öğretmenlerinin alan ölçme konusundaki uygulamalarında matematik öğretimlerinin niteliğini incelemektir. Çalışmada, öğretmenlerin mesleki fark etme (MF) becerileri ile öğretimlerinin matematiksel niteliği arasındaki ilişkiler alan ölçme özelinde detaylı biçimde ele alınmıştır. Çalışma keşfedici çoklu durum çalışması olarak desenlenmiş ve iki aşamada yürütülmüştür. İlk aşamaya geçmeden önce alan ölçme ve hesaplama bağlamına özgü yazılı ve videolu gözlemci araştırma araçları geliştirilmiştir. İlk aşamada veri doyumu sağlanana kadar öğretmenlerle fark etme görüşmeleri yapılmış ve bu süreçte toplam 16 öğretmen ile görüşülmüştür. Her bir öğretmen ile, yazılı ve videolu öğrenci çalışmalarının incelendiği iki görüşme gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerin MF düzeyleri, öğrencilerin matematiksel düşünüşleri mesleki fark etme çerçevesi kullanılarak belirlenmiştir. İkinci aşamada ise MF düzeylerini temsil edecek biçimde maksimum çeşitlilik örneklemesiyle 6 öğretmen seçilmiştir. Bu öğretmenlerin alan ölçme ve hesaplama konusunu işledikleri dersleri gözlemlenmiş ve ardından gözlem sonrası görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Gözlemlenen dersler MQI (Mathematical Quality of Instruction) çerçevesiyle analiz edilirken görüşmeler için içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulguları, mesleki fark etme becerisinin (dikkat kesilme, yorumlama ve karar verme) öğretmenler arasında farklı biçimlerde işlediğini ve bu süreçlerdeki farklılıkların sınıf içi uygulamaların niteliğine yansıdığını göstermiştir. Öğretmenlerin yazılı ve videolu öğrenci çalışmalarını incelerken sergiledikleri yaklaşımlar arasında belirgin farklar görülmüştür. Öğretmenler yazılı çalışmalarda öğrenci stratejisine ve işlem süreçlerine daha fazla odaklanırken videolu çalışmalarda çoğunlukla cevabın doğruluğuna yöneldikleri tespit edilmiştir. "Nasıl karşılık vereceğine karar verme" becerisinin öğretmenler arasında en zayıf beceri olduğu belirlenmiştir. Ayrıca dikkat kesilme, yorumlama ve nasıl karşılık vereceğine karar verme süreçlerinin her zaman doğrusal ilerlemediği, zaman zaman ileri–geri geçişli bir yapıda işlediği görülmüştür. Öğrenci stratejilerini daha isabetli tanımlayan, hataları ve kavram yanılgılarını daha doğru yorumlayan ve bu yorumları öğretimsel kararlarına yansıtan öğretmenlerin daha tutarlı fark etme örüntüleri gösterdikleri tespit edilmiştir. Bu farklı MF örüntüleri, öğretimin matematiksel niteliğine MQI bileşenleri üzerinden yansımıştır. Görüşmelerde farklı strateji ve çözüm yollarına dikkat kesilip yorumlayan öğretmenlerin derslerinde de açıklamaları çeşitlendirdikleri, matematiksel ilişkileri yapılandırdıkları, genelleme ve örüntüleri fark ettirdikleri ve öğrencilerin alternatif çözüm yollarının derse entegre ettikleri aşamaların daha belirgin ve sık ortaya çıktığı görülmüştür. Bu öğretmenlerin öğrencilerin düşüncelerini açığa çıkaran sorular yönelttikleri, öğrenci hata ve zorluklarını öğrenme fırsatına dönüştürdükleri ve öğretimlerini öğrencinin düşüncesi doğrultusunda esnetebildikleri görülmüştür. Buna karşın MF düzeyi yetersiz katılımcıların görüşmelerde öğrencilerin stratejilerine ve hatalarına odaklanamadıkları, derslerinde ise öğrenciyi adım adım işlemsel bir çözüm yoluna yönlendiren ve kavramsal tartışmayı sınırlayan bir öğretim yaklaşımının baskın olduğu görülmüştür. Bu öğretmenler öğrenci katkıları yüzeysel biçimde ele alınmış, hatalar ve muğlaklıklar çoğu zaman fark edilmemiş ve bazı durumlarda öğretmenin açıklamaları yeni muğlaklıklar üretmiştir. Öğrenci katkılarını derse katma ve yaptıkları akıl yürütmeleri destekleme süreçlerinde MF düzeyi, özellikle videolu öğrenci çalışmalarının kullanıldığı görüşmelerde karar verme becerisi ayırt edici olmuştur. MF becerisi güçlü öğretmenlerin öğrencilerin çözüm yollarını tartışma sürecine anlamlı biçimde dahil ettikleri, akıl yürütme ve sorgulamalarına fırsat tanıdıkları ve sordukları ek sorularla bilişsel talebi artırdıkları; MF yetersiz öğretmenlerin ise açıklamaları sınırladıkları, öğretmen merkezli bir anlatıma yöneldikleri ve aşırı yönlendirme nedeniyle etkinliklerin bilişsel talebini düşürdükleri tespit edilmiştir. Dolayısıyla, çalışmada MF'nin salt öğrenci düşüncesinin fark edilmesine ilişkin bir beceri olmanın ötesinde öğretimsel karar alma süreçlerinin niteliği, matematiksel açıklamaların derinliği, hata ve muğlaklık yönetimi, öğrenci katkılarının değerlendirilmesi ve sınıf içi etkileşimlerin niteliği ile ilişkili pedagojik bir yetkinlik olduğu ortaya konmuştur. Sonuç olarak MF'nin nitelikli matematik öğretiminin belirli boyutlarının ortaya çıkmasına aracılık ettiği belirlenmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkılarak politika yapıcılara, araştırmacılara ve öğretmenlere önerilerde bulunulmuştur.