İzmir körfezinin çok ışınlı üç boyutlu batimetri haritası ve sığ sedimanter yapısının incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2009
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SÜLEYMAN COŞKUN
Danışman: DERMAN DONDURUR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, İzmir Körfezi'nden toplanan bir dizi yüksek ayrımlı akustik verinin birbiri ile ilişkilendirilerek yorumlanmasını içermektedir. Çalışmada çok ışınlı batimetri, CHIRP yüksek ayrımlı mühendislik sismiği ve yanal tarama sonarı verileri yardımıyla, bölgenin morfolojik ve sığ sedimanter yapısı akustik olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmalar, körfezin morfolojisini, aktif tektonik ve sığ sedimater yapısını, sığ gaz birikimlerini ve sıvı/gaz çıkışlarının incelenmesini kapsamaktadır.İzmir Körfezi, iç körfezden dış körfeze doğru derinleşmekte, bazı bölgelerde az engebeli bazı bölgelerde engebeli bir taban morfolojisi sunmaktadır. Gediz Nehri'nin getirdiği alüvyonlar sebebi ile körfezin K-KD kıyısının çok sığ olduğu göze çarpmaktadır. Körfezde gemi batıkları, dökü alanları ve navigasyon kanalı gibi birçok yapay morfolojik yapıya da rastlanmaktadır.Çalışma kapsamında toplanan akustik veriler körfezde birçok aktif fayın varlığını işaret etmektedir. Dış körfezde KKB-GGD, orta körfezde ise D-B doğrultulu normal fayların, dış körfezde batıya, orta körfezde güneye doğru gençleştiği ve ilerlediği gözlenmiştir.Körfezde geniş bir alana yayılan bu tortullar yüksek ayrımlı sismik veriler yardımıyla incelenmiş ve Geç Pleistosen'den Holosen'e kadar tortul birikimleri hesaplanarak izopak haritası oluşturulmuştur.İzmir Körfezi tortul dolgu özellikleri açısından sığ gaz birikimine elverişli bir ortamdır. Körfezdeki sığ gaz birikimleri KD bölgesinde Gediz Deltası sınırlarında ve KB bölgesinde küçük birikimler halinde görülmektedir. Ayrıca fay sistemlerinin üzerinde veya yakınında gaz/sıvı çıkışlarına ve birçok aktif ve pasif pockmark yapılarına rastlanmış ve birbirleriyle ilişkileri tartışılmıştır.