Türkçede Ayrıklık


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Dilbilim Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PELİN KARACAN

Danışman: Murat Özgen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, sözdizimde özdeş birimlerin birlikte bulunmasına getirilen sınırlamaları açıklamak amacıyla öne sürülen Ayrıklık İlkesini kuramsal ve görgül boyutlarıyla ele almaktadır. Ayrıklık, ilk kez Richards (2010) tarafından, Kayne (1994)'in önerdiği Çizgisel Örtüşme Beliti (ÇÖB) çerçevesinde tanımlanmış bir ilkedir. Ayrıklık İlkesine göre çizgiselleştirme algoritmasına kodlanan ⟨X, Y⟩ çifti ancak ve ancak X ve Y birbirinden ayrıksa yorumlanabilir ve Ayrıklık, sistemin süreç boyunca farkında olduğu ve çeşitli yöntemlerle sağlanmaya çalıştığı bir koşuldur (Richards, 2010). Ayrıklık ilkesi, alanyazında büyük ölçüde varoluşsal olarak kabul görmüş ve farklı dillerdeki dağılımı, sözgelimi durum, canlılık ya da cinsiyet gibi özelliklere duyarlılığı üzerinden değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, mevcut çalışmalarda Ayrıklık varoluşsal olarak sorgulanmadan benimsenmiş ve ilkenin kavramsal ve görgül sorunları tartışılmamıştır. Bu tezde Ayrıklık kavramına eleştirel bir bakış açısıyla yaklaştık ve ilkeye ilişkin hem kavramsal hem de görgül düzeyde çeşitli sorunlar ortaya koyduk. Bu bağlamda çalışmamızın amacı, Ayrıklık ilkesinin evrensel ve zorunlu bir ilke olup olmadığı sorusunu yanıtlamak, özdeş iki birimin bir arada bulunmasını kısıtlayan mekanizmanın hangi arakesitin gerektirimi olduğunu sorgulamak, Richards (2010)'un alanyazında varoluşsal olarak kabul gören Ayrıklık savını tartışmaya açmak, bu sorgulamayı özellikle Türkçe veriler ışığında ele alarak v Ayrıklık'a ilişkin kavramsal ve görgül sorunları çözebilecek yeni bir öneri geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda Türkçede yer alan ettirgen yapılar, çoklu sıyırma verileri, kuraldışı durum imleme verileri ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır. Bunun yanı sıra, Richards (2010)'un temel savlarının evrelerin durağan olduğu önvarsayımı ile geçerli olduğu öngörüsü ile evrelerin devingen olduğu bir yaklaşımla tekrar ele alınması gerektiği savlanmıştır. Bu nedenle Türkçede evre kaydırımının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmış ve devingen evre varsayımı ile Ayrıklık yeniden tartışılmıştır. Çalışmamız, Türkçe veriler üzerinden Ayrıklık ilkesinin işleyip işlemediğini araştırmanın yanı sıra, Ayrıklık'ın evrenselliğine ilişkin temel kabulleri de ele alan bir çerçeve sunar. Bu bağlamda, hem sözdizim hem de arakesit düzeyleri dikkate alınarak, Ayrıklık ilkesini yeniden yapılandırabilecek bir öneri geliştirilmiştir.