Batı Karadeniz kıtasal yamacında gaz ve gaz hidrat birikimlerinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Deniz Jeolojisi ve Jeofiziği Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZKAN ÖZEL

Danışman: DERMAN DONDURUR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Batı Karadeniz kıtasal yamacı üzerinde sığ gaz ve gaz hidrat araştırmaları amacıyla, 2008 yılında şelf ve kıtasal yamaçta yaklaşık 355 kilometre çok kanallı yüksek ayrımlı sismik yansıma verisi toplanmıştır. Toplanan veri sığ gaz ve gaz hidrat birikimleri açısından yorumlanmak üzere standart veri işlem adımları kullanılarak işlenmiştir. Migrasyon sonrası final kesitlere uygulanan sismik nitelik analizleri (anlık frekans, anlık faz, anlık polarite, yansıma gücü, ortalama enerji) ile bölgede gaz içeren yapılara ait anomali yansımalar belirlenmiştir. Sığ gaz birikimlerinin çalışma alanındaki dağılımı haritalanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, gaz birikimlerinin genellikle kıtasal yamaç üzerinde, antiklinal benzeri yapılar oluşturan sırt yapıların altında oluştuğu gözlenmiştir. Bu sırt yapılarının altında genellikle normal faylar mevcuttur. Gazın, derinlerden bu faylar boyunca yukarıya taşındığı düşünülmekte olup, buna dair kavramsal bir model üretilmiştir. Sığ gaz birikimlerinin derinlikleri deniz tabanından itibaren genellikle 40-510 mili saniye arasında olup, gaz birikimlerinin üst sınırları oldukça belirgin ters polariteli parlak noktalar (bright spots) şeklinde ayırt edilmektedir.Ayrıca bölgede sınırlı bir alanda, olası gaz hidrat birikimlerinin belirlenmesini sağlayan BSR yansımaları gözlenmiştir. Ayrıca bölgede sığ bir resif yapısının varlığına da rastlanmıştır. Sismik verilerin analizi yardımıyla, resif yapısının oluşumu ve taban altındaki tortullarda gerçekleşen sıvı göçünü ortaya koyan bir model de çalışma kapsamında ortaya konulmuştur. Ek olarak, çalışma alanın genel stratigrafisini ortaya koymak için, final kesitleri üzerinde Miyosen, Pliyosen ve Kuvaterner dönemleri tanımlanmış ve Pliyosen ile Miyosen dönemlerine ait derinlik ve kalınlık haritaları oluşturulmuştur.