Soğuk plazma tekniklerinin lifli kompozit performansına etkilerinin araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUNUS SEYREK
Danışman: KAMİLE TOSUN FELEKOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mühendislik özellikleri geliştirilmiş çimento esaslı lifli kompozitlerin üretimindeki en önemli kıstaslardan biri mekanik açıdan uyumlu bir lif-matris aderansının sağlanmasıdır. Bu kompozitlerin üretiminde kullanılan polietilen ve polipropilen gibi bazı hidrofob yapıdaki polimerik lifler matristen kolayca sıyrılma eğilimi göstermektedir. Geçmişte, hidrofob yapıdaki bu liflerin polimerik lifli kompozit üretiminde kullanılmadan önce yüzey özelliklerini değiştirmek ve matrisle aderansını güçlendirmek amacıyla deneysel çalışmalar yapılmış ve bazı yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerden birisi de soğuk plazma tekniğidir. Bu tez kapsamında, yeni nesil bir polimerik lif olan yüksek çekme dayanımlı polipropilen liflerin yüzey özelliklerinin soğuk plazma teknikleriyle geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda liflere 0,5, 2 ve 20 dakika boyunca 50, 100 ve 200 Watt güçlerinde oksijen plazması uygulanmıştır. Plazma uygulanan ve uygulanmayan (kontrol) lifler ile iki farklı matris türü (zayıf ve güçlü matris) kullanılarak prizmatik numuneler üretilmiştir. Üretilen bu numunelere 28 ve 90 gün olmak üzere iki farklı kür süresi sonunda dört noktalı eğilme deneyleri uygulanarak mekanik performansları incelenmiştir. Kompozitlerin yük-sehim eğrileri çizilmiş ve bu eğrilerden; ilk çatlak dayanımı, eğilme dayanımı, sehim kapasitesi ve tepe noktası tokluk değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca, yükleme sonrasında numunelerin çatlak analizleri yapılarak çatlak sayısı ve genişliği değerleri bulunmuş ve mekanik performanslar ile ilişkilendirilmiştir. Sonuç olarak, güçlü matriste 200 Watt güçte 2 dakika, zayıf matriste ise 50 Watt güçte 0,5 ve 20 dakika plazma uygulanması durumunda eğilme dayanımı, sehim kapasitesi ve tokluk değerleri açısından hem kısa hem de uzun süreli numune performanslarının geliştirilebileceği tespit edilmiştir.