Hamdullah Suphi Tanrıöver hayatı fikirleri ve siyasi yaşamı
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TANSU ŞANA
Danışman: BAŞAK OCAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, II. Meşrutiyet'ten 1960'ların Türkiye'sine uzanan süreçte Türk düşünce, siyaset ve kültür hayatında önemli bir yere sahip olan Hamdullah Suphi Tanrıöver'in çok yönlü kimliğini ele almaktadır. Tanrıöver'in öğretmenlik, gazetecilik, hatiplik, Maarif Vekilliği, büyükelçilik ve milletvekilliği gibi görevleri, Türk milliyetçiliğinin inşasında oynadığı rolün bütüncül biçimde incelenmesini sağlamıştır. Araştırma, dönemin toplumsal ve siyasal koşullarında Tanrıöver'in milliyetçilik anlayışının nasıl şekillendiğini, Türk Ocakları'nın kuruluşu ve kapatılması süreçlerinde üstlendiği rolü, Bükreş büyükelçiliği döneminde yürüttüğü diplomatik faaliyetleri ve CHP–DP hattındaki siyasi duruşunu belge temelli olarak analiz etmektedir. Çalışmada, arşiv belgeleri (özellikle Cumhuriyet Arşivi ve Türk Diplomatik Arşivi), dönemin süreli yayınları, TBMM zabıtları, Hamdullah Suphi Tanrıöver'in çalışmaları birincil kaynak olarak kullanılmıştır. Nitel tarihsel analiz yöntemiyle yürütülen araştırmada, Tanrıöver'in fikirlerinin zaman içindeki süreklilikleri ve kırılmaları tematik olarak sınıflandırılmıştır. Bulgular, onun Türkçülüğü siyasî bir ideolojiden ziyade kültürel ve ahlaki bir kimlik inşası olarak değerlendirdiğini ortaya koymaktadır. Eğitim, dil, din gibi alanlardaki görüşlerinin, dönemin modernleşme süreciyle etkileşim içinde biçimlendiği de görülmüştür. Sonuç olarak Hamdullah Suphi Tanrıöver'in düşünce dünyası, Cumhuriyet'in kültürel milliyetçilik anlayışının oluşumuna katkı sağlamış, Türk Ocakları'nın kurumsal kimliğinin ve erken dönem kültür politikalarının şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Bu çalışma, Tanrıöver'in Türk düşünce tarihindeki yerini yeniden değerlendirmeye ve literatürdeki boşluğu doldurmaya yönelik bütüncül bir çerçeve sunmaktadır.