LENFOMA VE SOLİD TÜMÖR TANILI PEDİATRİK ONKOLOJİ HASTALARINDA ANTRASİKLİNE BAĞLI AKUT VE KRONİK KARDİYOTOKSİSİTENİN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA KARATAŞ

Danışman: Deniz Kızmazoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: Kemoterapi protokollerinin gelişmesi ve multidisipliner yaklaşımların yaygınlaşması sayesinde çocukluk çağı kanserlerinde uzun dönem sağ kalım oranları artmıştır. Ancak, yaşam süresinin uzaması ve sağ kalım oranlarının yükselmesi, tedaviye bağlı yan etkilerin daha ayrıntılı incelenmesini gerektirmiştir. Antrasiklinler, modern kanser tedavisinde önemli bir yere sahip olmakla birlikte kardiyotoksik etkileri tedavi etkinliğini sınırlayabilmektedir. Bu çalışmada son 10 yılda merkezimizde antrasiklin tedavisi gören hastalarda kardiyotoksisitenin değerlendirilmesi amaçlandı. Hastalar ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Onkoloji Bilim Dalı'nda 2013-2023 yılları arasında lenfoma ve solid tümör tanısıyla takip edilen ve antrasiklin tedavisi alan 18 yaşından küçük hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların Çocuk Onkoloji Bilim Dalı bölüm dosyaları ve Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı'na ait kardiyolojik inceleme kayıtları değerlendirilerek hasta verileri elde edildi. Bulgular: Son on yılda merkezimizde takip edilen 721 hastanın bölüm dosyaları retrospektif olarak incelendi. Bu hastalar arasından yeterli dosya bilgisine ulaşılan 287 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmamızdaki hastaların ortanca yaşı 80,7 (1,8-327,9) ay olarak saptandı. Hastaları 133'ü (%46,3) kız, 154'ü (%53,7) erkekti. Dokuz hastada (%3) tanıda kalp hastalığı, 35 hastada (%12) aile öyküsünde kalp hastalığı vardı. Hastaların %31,7'si (n:91) lenfoma, %68,2'si (n:196) solid tümör tanısı almıştı. Hastaların %29,3'ünde mediasten tutulumu ve %9,4'ünde mediastene radyoterapi öyküsü vardı. Hastaların %98,2'si antrasiklin türevlerinden sadece doksorubisin almıştı. Kardiyotoksisite gelişme oranı %14,6 (n:42) iken, bu hastaların %69'unda akut; %12'sinde erken başlangıçlı kronik ve %19'unda geç başlangıçlı kronik toksisite olarak geliştiği belirlendi. Kardiyotoksisite gelişen hastaların ortanca yaşı 96,5 (6,10 208,6) ay, kız/erkek oranı ise 0,9 idi. Akut kardiyotoksisite bulguları arasında en yaygın olanı taşikardi idi; EKG'de en sık sinüs taşikardisi saptandı. On hastada kardiyak marker pozitifliği vardı. Erken başlangıçlı kronik toksisite gelişen beş hasta mevcuttu ve bir hastada kümülatif doz 450 mg/m2'ye ulaşmıştı. Geç başlangıçlı kardiyotoksisite gelişen xi sekiz hasta mevcuttu ve bir hastanın kümülatif dozu 480 mg/m2'ye ulaşmıştı. Kardiyotoksisite gelişiminde yaş, cinsiyet, lenfoma veya solid tümör tanıları arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Mediastinal radyoterapi alan Hodgkin lenfoma iki hastada kardiyotoksisite gelişti fakat tüm hastalar değerlendirildiğinde radyoterapi istatiksel olarak anlamlı saptanmadı. Antrasiklin öncesi ve sonrası ekokardiyografileri karşılaştırıldığında kardiyotoksisite grubunda ejeksiyon fraksiyonunda ve fraksiyonel kısalmada azalma olduğu tespit edildi (p=0,003 ve p=0,011). Mitral yetmezlik kardiyotoksisite grubunda daha yüksek bulundu (p=0,028). İnfüzyon süresiyle ilişkili anlamlı istatistiksel fark bulunmadı. Kür sayısı ve kümülatif doz arttıkça kardiyotoksisite riskinin arttığı belirlendi (p=0,009 ve p=0,002). Metotreksat, VEGF inhibitörleri, gemsitabin ve mifamurtid kullanımının kardiyotoksisite ile ilişkili olduğu saptandı (p=0,01; p=0,012; p=0,038; p=<0,001). Sağkalımlar incelendiğinde bir hastanın kalp yetmezliği nedeniyle kaybedildiği görüldü. Sonuçlar: Antrasiklinler çocukluk çağı kanserlerinde sağ kalım oranlarını iyileştiren başlıca ajanlardan biridir. Ancak kardiyotoksik yan etkileri terapötik indeksin daralmasına ve tedavinin güvenliğinin azalmasına yol açmaktadır. Çalışmamız kümülatif antrasiklin dozunun 200 mg/m2'nin altında tutulmasının kardiyotoksisite riskini azaltmada önemli bir faktör olabileceğini düşündürmektedir. Kardiyotoksisiteyi erken bir aşamada tespit etmek ve önleyici yaklaşımlar geliştirmek hastaların uzun dönem sağ kalım süresince yaşam kalitesini iyileştirmek için kritik öneme sahiptir. Anahtar kelimeler: Antrasiklin, Radyoterapi, Cerrahi, Kardiyotoksisite