Erken başlangıçlı bipolar bozukluk tanısı olan hastalarda antidepresan tedavisi ile ortaya çıkan mani gelişimine katkıda bulunan risk faktörlerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DOĞUKAN KOÇ

Eş Danışman: FATMA NESLİHAN İNAL, AYNUR AKAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Erken başlangıçlı Bipolar bozukluk (BPB) ciddi bir hastalık seyri ve kötü prognoz ile ilişkilidir. BPB'ın ortaya çıkması %60 oranında 20 yaş altında olmakla birlikte prepubertal başlangıçlı BPB olan çocuklar, puberte sonrası başlangıçlı BPB olanlara göre hastalık seyri yaklaşık 2 kat daha şiddetlidir. Buna göre, çocuk ve ergen olgu grubunda BPB'yi başlatıcı faktörlerin tespit edilmesi önem kazanmıştır. Bu faktörlerin içerisinde kanıtlanmış en önemli bulgu ailede BPB öyküsünün olmasıdır. Ayrıca Antidepresan Tedavisi ile Ortaya çıkan Mani (ATOM) gelişimi de önemli bir risk faktörü olarak düşünülmüş olup DSM 5' te bipolar bozukluğun bir belirtisi olarak antidepresan ilaç kaynaklı BPB'in kavramlaştığı görülmektedir. Çocuk ve ergen yaş grubunda ATOM gelişimine yol açan biyolojik faktörler daha önce araştırılmamış olup bu projede özellikle hipotalamo-pitüiter-tiroid ve hipotalamo-pitüiter-gonadal eksenler değerlendirilerek bu duruma yol açan biyolojik bir öngördürücü bulunması amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine başvurmuş ve BPB tanısı ve majör depresif bozukluk tanısı almış 9-18 yaş aralığındaki çocuk ve ergenler dahil edilmiştir. Olgular 2 gruba ayrılacak şekilde seçilmiştir. Bu gruplar; ATOM ve Unipolar Depresyon olarak adlandırılmış olup toplamda 60 çocuk ve ergen alınmıştır. Bu olgulara Çocuklar için Global Değerlendirme Ölçeği ve Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği uygulanmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı tarafından çalışmaya dahil edilen olguların puberte ve genel gelişim evrelemesi yapılmıştır. Hipotalamik-pitüiter-tiroid eksenini değerlendirmek için tiroid hormon düzeyleri ve tiroid otoantikorlarları düzeyleri bakılmıştır. Sex steroidlerinin dahil olduğu hipotalamik-pitüiter-gonadal eksenin değerlendirilmesinde ayrıntılı puberte muayenesi yapılmış ve puberte ile ilişkili hormonların (FSH, LH, Total Testesteron, Serum Estradiol, DHEA-S) kan düzeyi belirlenmiştir. Bulgular: ATOM oluşumunda tespit edilen risk faktörleri olarak; otoimmun tiroid hastalığı (Hashimato tiroidi) (OR=3.6; %95 GA:1.1-12.2; p=0.035), eşlik eden panik bozukluk öyküsü (OR=10.9; %95 GA:1.9-62.6; p=0.007), postpartum depresyon (OR=5.5; %95 GA:1.6-18.5; p=0.005) ve otoimmun tiroid hastalığı (OR=3.6; %95 GA:1.1-11.1; p=0.022) olması tespit edilmiştir. ATOM grubunda cinsel (p=0.001) ve fiziksel istismar (p=0.049) puanlarının ve genel toplam travma puanlarında (p=0.011) anlamlı olarak daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Pubik kıllanma başlangıç yaşı incelendiğinde ATOM grubundaki hastalarında pubik kıllanmanın daha erken yaşta başladığı tespit edilmiştir (p=0.001). Ayrıca gonadal steroid düzeylerinde, ATOM grubu Unipolar Depresyon grubu ile cinsiyete göre karşılaştırıldığında kız cinsiyet grubunda total testosterone (p=0.020) ve DHEA-S (p=0.035) düzeylerinin anlamlı olarak yüksek olduğu saptanırken, erkek grubunda ise sadece DHEA-S (p=0.029) düzeylerinde anlamlı yükseklik saptanmıştır. Sonuç: Anti-TPO antikorlarının ve puberte ile ilişkili hormonlardaki saptanan dengesizliklerin ATOM fenotipinin oluşumu ile ilişkilidir. Otoimmun tiroid hastalığı ve puberte değerlendirmesinin özellikle riskli gruplarda antidepresan tedavisi öncesinde yapılmasını içeren, farklı sosyodemografik özelliklere sahip örneklemlerde randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.