Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİ ÖZKARDAŞ
Danışman: Fevzi Çakmak
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Cezaevleri eskiden beri hürriyeti bağlayıcı cezaların uygulandığı mekanlar olmuştur. Bu nedenle birçok medeniyette cezaevleri görülmüştür. Günümüzde ceza infaz kurumu olarak adlandırılan bu yapılar önceleri sadece ceza vermek amacıyla kullanılmış ve zaman içinde yaşadığı değişim ve dönüşümlerle bir ıslah müessesesi halini almıştır. Osmanlı Devleti'nde hürriyeti bağlayıcı cezaların uygulandığı mekanlar olarak önceleri zindanlar kullanılırken Tanzimat Fermanı'yla birlikte hapishaneler kurulmaya başlanmış, daha sonra çıkartılan kanunnameler ve layihalarla hapishanelerin genel düzenlemesi yapılmıştır. Fakat bu ıslahatlar devletin büyük güçlükler yaşadığı bir zamanda çoğu hapishanede uygulanamamış, iyi niyetli tüm çabalara rağmen istenilen sonucu verememiştir. Yine de Osmanlı Devleti Türkiye Cumhuriyeti'ne bu alanda önemli bir miras bırakmıştır. Cumhuriyet'in ilanından hemen sonra değinilen önemli konulardan biri de cezaevleri olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti yeni kurulan bir devlet olmasına rağmen bu alanda önemli ıslahatlar yapmıştır. En önemli ıslahat, mahkumların iş gücünden tam manasıyla faydalanabilmek ve bu yolla mahkumların ıslahını sağlayabilmek için iş esası üzerine cezaevleri inşa etmesi olmuştur. Ayrıca çağın ihtiyaçlarına uygun modern cezaevleri de bu dönemde yapılmaya başlanmıştır. Açılan cezaevleri ve mahkumların ıslah edilip yeniden topluma kazandırılması da ilk kez yine bu dönemde gündeme gelmiş ve bunu gerçekleştirebilmek için birçok kanunlar ve nizamnameler yayınlamış, fakat çıkartılan nizamnamelerin ve kanunların uygulanmasında ciddi sorunlar yaşanmıştır. Bu sorunlardan en önemlisi yeni kurulan bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti'nin bu iş için ayırdığı bütçe ve bu alanda eğitimli personelinin olmamasıdır. Tüm bunlara rağmen Cumhuriyet'in idealist kadroları gösterdikleri fedakarlıklarla bu alanda önemli işler yapmış ve günümüz ceza infaz sistemine ışık tutmayı başarmışlardır.