Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERT ONUR ÖZDEMİR
Danışman: AKÇA TOPRAK ERGÖNEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: COVID-19, 11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak nitelendirilmiştir. Böylece sosyal hayat ve iş hayatındaki kısıtlamalarla birlikte evler, insanların daha çok zaman geçirdikleri, çocukların okul derslerine evden katıldıkları ve diğer ev faaliyetlerinin sürdüğü alanlar haline gelmiştir. Krizler, afetler, savaşlar ve salgınlar huzursuzluk oluşturarak, kişilerarası şiddetin artmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bu çalışmada; ev içi şiddet gören kadın hastalarımızın maruz kaldıkları şiddetin özelliklerinin ve bunların pandemi sürecinden nasıl etkilendiklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızın katılımcılarını; anabilim dalımıza pandemi sürecinde ev içi şiddet nedeniyle adli rapor almak amacıyla başvuran ya da acil serviste anabilim dalımızca değerlendirilen, görüşmeyi kabul eden 12 kadın oluşturmaktadır. Çalışmamız niteliksel tiptedir ve fenomenolojik araştırma şeklinde yürütülmüştür. Fenomenoloji genelleme yerine olguları tanımlamayı amaçlar. Katılımcıların düşünce ve davranışları sayısal veri olarak paylaşmak yerine niteliksel araştırma yapılarak ortaya konmuştur. Veri toplamak için niteliksel araştırma yöntemlerinden birebir yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemi uygulanmıştır. Deşifre edilen görüşmelerin tekrar tekrar okunması sonrası ana temalar ve alt temalar belirlenmeye çalışılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılanların ortalama yaşı 40,5 idi. Evlilik süresi en kısa 4 yıl, en uzun 40 yıl idi. Çalışmamızda ev içi partner şiddeti, bütün türleriyle ve bütün sosyokültürel/ ekonomik çevreden kadınlarda görülmüştür. Şiddete verilen duygusal tepkiler; kabullenme, çaresizlik, pişmanlık, korku iken, davranışsal tepkiler; kaçma, susma, yardım arama, polise başvurma olarak aktarılmıştır. Kadınların aktardıkları gerekçeler; kadının eşine hizmet etmemesi, kendini savunması, ailesinin sahip çıkmaması, eğitim almaması, eşin alkol kullanması, eşin kumar bağımlılığı, erkeklerin sorumluluklarını yerine getirmemesi şeklindedir. Kadınlar pandemi döneminde eşleriyle evde bir arada daha çok bulunduklarını, artan tartışmaların da şiddete dönüştüğünü, sığınma, uzaklaştırma gibi destek mekanizmalarının uygulanmasında aksaklıklar olduğunu belirtmektedir. Sonuç: Şiddet gören kadınların şiddetin temel nedenini bilmedikleri anlaşılmıştır. Şiddetin gösterilen gerekçeleri ardında toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğu konusunda farkındalığın artırılması, sağlık çalışanlarının eğitimlerinde adli olgulara yaklaşım, kadına yönelik şiddet konularının yer alması gerekmektedir. Kadınların genel olarak yasal süreç hakkında da bilgi sahibi olmadığı ve sürecin uzun olduğu anlaşılmıştır. Bunun için hukuk, sağlık, kolluk güçleri ve adli tıp alanlarında işbirliğine gereksinim vardır. Çalışmamızda pandemi sürecinde kadına yönelik ev içi partner şiddetinin arttığı ortaya konmuştur. Pandemi sürecinde zorunlu karantinanın ve işsiz kalmanın bu artışın en önemli etkenleri olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: COVID-19 pandemisi, kadına yönelik şiddet, ev içi şiddet, adli tıp.