Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: FIRAT ÖZDALYAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Osman Açıkgöz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:NBA'de mücadele eden profesyonel sporcular sıklıkla zaman dilimi değiştirilen seyahatlere maruz kalırlar. Bu zaman dilimi değişimleri sirkadiyen ritim (SR) faz kaymasına neden olmakta ve bu faz kaymalarıysa sportif performansı etkilemektdir. Bu çalışmanın amacı SR faz kaymalarının NBA takımlarının performansına etkilerini incelemektir. Ardışık 21 sezon boyunca oynanan 25.016 normal sezon maçı SR faz kayma hesaplamasına dahil edildi. Takım performansı üzerindeki SR faz kayması etkisini incelemek için takımlar yerel saate göre üç gruba ayrıldı: içsel saati yerel saatle aynı olan (YA); içsel saati yerel saatten ileride olan (Yİ) ve içsel saati yerel saatten geride olan (YG). Ayrıca rakiplerin içsel saati dikkate alınarak başka bir gruplama yaklaşımı daha uygulandı: içsel saati rakibin içsel saatiyle aynı olan (RA); içsel saati rakibin içsel saatinden ileride olan (Rİ) ve içsel saati rakibin içsel saatinden geride olan (RG). Analizler bütün maçlar için ve sadece 19:00-19:30 maçları için ayrı ayrı uygulandı. Bu grupları 25 basketbol oyun içi performans metriği açısından karşılaştırmak için 24.985 maç verisi kullanıldı. İstatistiksel analizler ev sahibi ve deplasman takımları için ayrı ayrı uygulandı. Ev sahibi takımlar için Yİ ve Rİ'nın bütün koşullar için en başarılı grup olduğu bulundu. Deplasman maçları için YA'nın en avantajlı grup olduğu belirlendi. Ancak RA, Rİ ve RG gruplarının hiç birisi diğerlerine göre bariz bir avantaj göstermedi. Bu sonuçlar normal sezon maçlarında daha batıdaki takımların ev sahibi oldukları maçlarda SR avantajına sahip olabileceklerini ortaya koymuştur. Ancak deplasman takımlarının performansının SR faz kaymasından daha çok seyahat yorgunluğundan etkilendiği düşünülmektedir. Son olarak, bu çalışmanın en önemli özelliği özgün metodolojik yaklaşımlarıdır. Dolayısıyla bu yöntemlerin ileride yapılacak çalışmalara kaynak olacağı ve egzersiz fizyolojisi alanında sıklıkla kullanılacağı düşünülmektedir.