Gastroenteropankreatik nöroendokrin tümör tanılı hastaların klinikopatolojik özelliklerinin ve immün inflamasyon belirteçlerinin prognostik ve prediktif önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET BİNGÖL

Danışman: İLKAY TUĞBA ÜNEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İyi diferansiye Gastroenteropankreatik nöroendokrin tümör tanılı hastalarda immun-inflamasyon temelli belirteçlerin prognostik öneminin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: 2000 – 2022 tarihleri arasında Tıbbi Onkoloji polikliniğinde Gastroenteropankreatik nöroendokrin tümör tanısı ile takibe alınmış, ilk tedavi tarihinden önce hemogram ve biyokimya değerleri olan hastalar retrospektif olarak tarandı. Hastaların demografik verileri, primer tümör bölgeleri, tümör derecesi, TNM evreleri ve tanı anındaki hematolojik ve biyokimyasal parametreleri kaydedildi. Hematolojik ve biyokimyasal parametreler kullanılarak immün-inflamasyon temelli prognostik belirteçler hesaplandı. Bulgular: Çalışmamıza 86 hasta dahil edildi. Hastaların 42' si (%48,8) kadın, 44' ü (%51,2) erkek cinsiyet olup ortalama yaş 59,5 olarak saptanmıştır. Primer tümör bölgelerine göre dağılıma baktığımızda 42'sini (%48,8) pankreas, 23'ünü (%26,7) mide oluşturmaktadır. Tanı anında hastaların 47'sinde (%54,6) metastaz saptandı. 54 hasta (%62,8) G2, 25 hasta (%29,1) G1 ve 7 hastanın (%8,1) ise G3 NET olduğu kaydedildi. Hastaların 41'i (%47,7) küratif tedavi edildi. Takip sonunda hastaların 33'ü (%38,4) eksitus oldu. İnflamasyon parametrelerinin ortalama değerleri alınarak yapılan analizde Nötrofil lenfosit oranı (NLO), Monosit lenfosit oranı (MLO), Platelet lenfosit oranı (PLO), Sistemik İmmün İnflamasyon İndeksi (SII), LDH/Albumin oranı ve Prognostik nutrisyonel indeks (PNI) değerlerinin sağkalım süresi ile istatiksel olarak anlamlı düzeyde ilişkisi bulunmadı. Pan immün-inflamasyon değerinin (PIV) eşik değerine göre (456,6) yüksek riskli grupta olan hastaların genel sağkalım süreleri düşük riskli hastalara göre istatiksel olarak anlamlı bir şekilde daha düşük bulundu (>456,6 (yüksek risk) ortanca GSK=85,9 ay vs <456,6 (düşük risk) ortanca GSK=132,1 ay, p=0,013). Yüksek riskli PIV grubundaki hastalarda mortalite riski düşük risk grubundaki hastalara göre 2,3 kat daha fazla saptandı (HR=2,3 %95 GA (1,2-4,6), p=0,016). Sonuç: Çalışma sonuçlarımız, iyi diferansiye Gastroenteropankreatik nöroendokrin tümör tanılı hastalarda PIV'ın prognostik bir belirteç olabileceğini düşündürmektedir. Güncel sınıflamaya göre belirlenen iyi diferansiye Gastroenteropankreatik nöroendokrin tümörlerde PIV ile sağkalım ilişkisi ilk kez bu çalışmada saptanmış olması sebebiyle, çalışma sonuçlarımız literatüre önemli bir katkı sağlamaktadır.