Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEVLÜT KAYA
Danışman: KEMAL ARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dağılma döneminde, siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarda büyük yıpranı?lara teslim olan Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Sava?ı?ndan da yeni yıkımlarla ayrılmı?tı. Milli Mücadele ile kendini toparlayarak yeni bir devletin çatısı altına giren Anadolu halkı, bu süreçte imkansızı başarmıştı. 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir Yunanlılarca işgal edildi ve Anadolu halkı, büyük bir kararlılıkla birlik ve beraberlik çalışmalarını sürdürdü. Anadolu?nun gözdesiİzmir, bu çabalar sonucu 9 Eylül 1922?de işgalden kurtarıldı. Ancak bu kurtuluş, yeni ve büyük bir felaketi de beraberinde getirdi. 13 Eylül 1922?deİzmir yanmaya başladı.İzmir merkezinde başlayan facia, rüzgarın da etkisiyle hızla yayıldı ve günden güne büyüyerek etkisini sürdürdü. Yangın günler sonra son buldu. Birbirine çok yakın ve ahşaptan yapılıİzmir evleri kolaylıkla yandı. Evlerin yanında işyerleri, resmi ve özel birçok bina da yanmıştı. Meskensiz kalanİzmir halkı, kurtuluş sevincini doruklarda yaşayacağı sırada, ?başını sokacak yer? derdine düşmüştü.İzmir?de ciddi bir mesken bunalımı kendini göstermiş, şehir yeniden inşa sürecine girmişti. Yangında tahrip olan binalar onarılacak, tamamen yananların yerine de yenileri yapılacaktı. Ancak bu uzun bir dönemi kapsayacaktı. Sürecin bu denli uzamasının en büyük sebebi, hem şehrin hem de devletin mevcut bütçesinin yetersiz olmasıydı. Bununla birlikte, yangını takip eden yıllarda, Türkiye yeni bir siyasi meselenin içine düşmüştü: Mübadele. Türkiye?nin her yöresi gibi, yananİzmir?e de mübadiller getirilecek ve iskan edilecekti. Bunun dışında mülteci ve muhacir sıfatıyla şehre akınlar da gerçekleşiyordu. Mevcut halka yetmeyen meskenler, sonradan şehre gelecek olanlara nasıl yetecekti? Yangından sonraki yıllarda,İzmir?in içine düştüğü bu derin sıkıntılara bir yenisi daha eklendi. Mesken bunalımı yaşayan halk ve içinde kimi devlet görevlilerinin de bulunduğu kimi gruplar, kurtuluş döneminde şehri boşaltan gayrimüslimlerden kalan binalara yerleşmeye başlamışlardı. Emval-i Metruke sorununun devam ettiği bu sürece böylelikle bir de ?Fuzuliİşgal? sorunu eklenmişti. Birkaç yıl sonra da dünyayı etkisi altına alan 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı,İzmir şehrinde de etkisini gösterince, bilhassa mesken yapımında kullanılan ithal malzemelerin alımı bir hayli zorlaştı.İzmir?in bu zorlu sürecinde gerçekleşen belediye görevlilerinin istifaları da yeniden yapılanma sürecini olumsuz etkiledi. Öte yandan uzun bir tartışma konusu olan ?İzmir?in mesken sorununu aşmasında devletin mi yoksa şehir yetkililerinin mi yükümlülükleri fazladır?? meselesi gündemdeki yerini koruyordu. Meskensiz kalan halk ve dönemin muhalifleri basına ve meclise içinde bulundukları kötü durumla ilgili dilekçeler ve mektuplar gönderiyorlardı. Yetkililer bütçenin elverdiğince İzmir?in mesken ihtiyacını giderme konusunda çalışmalarını sürdürüyorlardı. Yurt dışından mühendisler ve uzmanlar getirilerekİzmir?in imar planı hazırlatılıyordu. Bu planlar, plancıların yetkinliklerine ve mesleki yetkinliklerine göre süreç içerisinde değişiklikler gösteriyorduİ?zmir?de öncelikle mesken derdi aşılmaya çalışıldı. Mübadele ile gelenlere birçok konuda öncelik tanındı. Bu da bazen yangınzedeleri ümitsizliğe düşürdü. 1940?lı yılların sonuna dek sürenİzmir?de konut ihtiyacı, 1950-1970 yılları arasında yapılaşma açısından bir değişikliğe uğradı. 1970?ten sonra ise, ihtiyaçlara binaen yapılaşmada gecekondulaşma arttı ve günümüz modern yapılaşması da buna eşlik etti. Halbuki 1922 Yangını?ndan sonra başlayan yapılaşmadaİzmir?e özgü bir Türk mimari üslubu geliştirilmiş, 1950?li yıllara kadar da bu tarz devam etmişti.