From Kipling to Hollywood: The enduring legacy of the "white man's burden" in white savior films


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: BERNA ASLI ÇERÇİOĞLU

Danışman: Evrim Ersöz Koç

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hollywood filmleri, sinemanın ilk günlerinden bu yana, sıklıkla Amerikan tarihindeki olaylara bir tepki olarak çekilmiştir ve "beyaz kurtarıcı" filmleri de bir istisna değildir. 1950'lerden bu yana, çeşitli türdeki birçok "beyaz kurtarıcı" filmi, beyaz karakterlerin beyaz olmayan bireyleri kötü durumlardan kurtarmasını tasvir etmiştir. Bu anlatıların kökeni, ülkenin beyaz üstünlüğü ve yayılmacı politikalar tarihine dayanır. Rudyard Kipling'in Amerikan-Filipin Savaşı sırasında yazdığı "Beyaz Adamın Yükü" (1899) adlı şiiri, beyaz üstünlüğünün ve Batı müdahalesi yoluyla sözde "medeniyetsiz" toplumları medenileştirmenin ahlaki zorunluluğuna olan inancı örnekler. Kipling'in şiiri, Amerika'yı emperyalist misyonu benimsemeye ve medeniyet yükünü üstlenmeye çağırır. Bu çağrı, günümüze kadar uzanan "beyaz kurtarıcı" filmleri için de bir zemin hazırlar. Bu çalışma, üç farklı onar yıllık dönemden seçilmiş olan City of Joy (Mutluluk Şehri) (1992), The Ron Clark Story (Zafer Benim) (2006) ve The Red Sea Diving Resort (Kızıl Deniz- Kardeşler Operasyonu) (2019) adlı üç beyaz kurtarıcı filmindeki kurtarıcıların tasvirini inceler. Bu filmlerde, doktor, öğretmen ve askeri ajan gibi üç farklı kurtarma mesleğini üstlenen beyaz erkek kurtarıcılar, beyazların olmadığı yerlere seyahat eder ve yerel halkın sorunlarını çözer, onları zor durumlardan kurtarırlar. Bu çalışma, bu üç beyaz kurtarıcı filmin, Kipling'in medeniyeti getirme yükünü üstlenen emperyalist beyaz adam kavramını sürdürdüğünü ve böylece Kipling'in emperyalist düşünceleriyle uyduğunu savunur.