Küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde CYP2J2 G50-T polimorfizmi ile metastaz arasındaki ilişki


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEBNEM YILDIRIMCAN KADIÇEŞME

Danışman: ÇİĞDEM ERESEN YAZICIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sitokrom P450 2J2 (CYP2J2), temel ekstrahepatik bir enzimdir. İn vitro ve in vivo çalışmalar sonucunda, CYP2J2 overekspresyonunun veya metabolitleri olan epoksieikosatrionik asitlerin metastazı tetiklediği gösterilmiştir. CYP2J2 geninin promotorunda bulunan G>T substitüsyonu (G-50T) epoksieikosatrionik asit sentezini azaltmaktadır. Bu çalışmanın amacı; akciğer kanserli olgularda CYP2J2 G-50T polimorfizmi ile metastaz arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde tedavileri veya izlemleri süren 300 küçük hücreli dışı akciğer kanserli olgu ile 300 sağlıklı kontrolden 5'er ml periferik kan alındı. Alınan kanlardan kit ile DNA izolasyonu yapıldı. Spesifik primerler ile PCR reaksiyonları gerçekleştirildi. PCR ürünleri; G-50T polimorfizmini tesbit etmek için AluI restriksiyon enzimi ile kesildi ve ayrıca ürünler DNA dizi analizine gönderildi. Sonuçlar klinik veriler ile ilişkilendirildi. CYP2J2 G-50T polimorfizminin değerlendirilmesi sonucunda ; küçük hücreli dışı akciğer kanserli olgu grubunda 250(%83.3) homozigot G/G, 50(%16.7) heterozigot G/T genotipine rastlanırken kontrol grubunda ise 238(%79.3) G/G, 62 (%20.7) G/T genotipine rastlanmıştır . Kikare testine göre genotip ve allel frekansları açısından anlamlı fark yoktur (p>0.05). Genetik ve klinik veriler ile yapılan istatistiksel analizler sonucunda klinik evreler ve histopatolojik alt tipler , metastaz ve sağkalım için G-50T genotip ve allel frekansları açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Analizlerimiz küçük hücreli dışı akciğer kanserinde CYP2J2 G-50T polimorfizminin metastaz ile ilişkisi olmadığını düşündürmektedir. Çalışma daha geniş klinik gruplar ve veriler ile devam ettirilebilir.