Spondiloartrit tanılı hastalarda ınterlökin-17a inhibitörü secukinumab tedavisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FURKAN TAŞ
Danışman: İSMAİL SARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç-hipotez: Aksiyal Spondiloartrit (akSpA), giderek daha önemli ve potansiyel olarak tedavi edilebilir bir durum olarak kabul edilmektedir. Ankilozan Spondilit (AS) tedavisinde sağlanan kayda değer gelişme ve ilerlemelere rağmen, önemli bir hasta grubunda TNF-α inhibitörleri ilaçlar (TNFi) ile yetersiz yanıtsız mevcuttur. Bu çalışmadaki amacımız, Aksiyel Spondiloartrit (akSpA) ve Psöriatik Artrit (PsA) tanısı ile takip edilen ve Secukinumab (İnterlökin-17A inhibitörü) kullanan hastaların klinik bulgularının ve tedavi yanıt durumlarının retrospektif olarak değerlendirilmesidir. Gereç–yöntem: Çalışmaya 1 Aralık 2017 ve 1 Mart 2022 ayları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Kliniği'nde akSpA ve PsA tanısı ile takip edilen ve Secukinumab ve/veya TNFi kullanan ve ulaşılabilir klinik verisi olan toplam 56 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, komorbid hastalıkları, tanı süresi, semptom süresi, tanı gecikme süresi, bDMARD öncesinde kullandığı ilaçlar kaydedilmiştir. SpA grubunda ortak özellikleri oluşturan üveit, psöriazis, İBH gibi eşlik eden durumlar da kaydedilmiştir. Hastaların değerlendirilmesinde BASDAI, BASFI, ASDAS, VAS ağrı, VAS global skorları bazal, 3.ay, 6.ay ve 12.ay olarak kaydedilmiştir. bDMARD kullanan hastalarda Secukinumab öncesi aldığı tedavi sayısı ve sırası da incelenerek, biyolojik tedavi naif ve dirençli grup arasında Secukinumab etkinliği ve ilaçta kalım özellikleri araştırılmıştır. Değişkenler %95 güven düzeyinde incelenmiş olup p değeri 0,05 ten küçük anlamlı kabul edilmiştir. 2 Bulgular: Tedavi naif hastaların medyan yaşı 37 (34-41) yıl iken bDMARD tedavisi alan hastaların yaş medyan değeri 42 (36-56) yıl saptanmıştır (p=0.199). Tedavi naif akSpA hastalarında tanı süresi (ay), semptom süresi (ay) ve tanı gecikme süreleri (ay) sırası ile; 48 (44-120) ay, 72 (60-144) ay, 24 (12-52) ay olarak saptanmıştır. bDMARD kullanan hasta grubunda ise 60 (12-170) ay, 192 (132-240) ay, 70 (40-166) ay olarak saptanmıştır (sırasıyla; p=0.13, p<0.001 ve p=0.008). Tanı süresinde anlamlı fark izlenmemiş olup, semptom süresi ve tanı gecikmesinde istatiksel anlamlı fark görülmüştür. bDMARD yanıtsız grupta yer alan hastaların bazal BASDAI, bazal VAS-Ağrı, bazal VAS-Global ve bazal ASDAS-CRP skorlarının naif gruba göre anlamlı şekilde yüksek olduğu saptanmıştır (sırasıyla; p=0.018, p<0.001, p<0.001 ve p=0.002). Ayrıca izlemde 3. ve 6.aydaki BASDAI ile VAS-Global skorları, naif gruba göre daha yüksek saptanmıştır (p<0.05). Tedavi naif hastalardan 1 (%14.3)'inde, bDMARD yanıtsız grubundaki hastalardan ise 18 (%48.6)'inde izlem süresince ilaç kesilmiştir (p=0.119). Naif grupta primer etkisizlik nedeni ile SEC kullanımı sonlandırılan hasta bulunmamakla birlikte öncesinde bDMARD tedavisi alan grupta toplamda 7 (%38.9) hastada primer etkisizlik nedeni ile tedavi sonlandırılmıştır. Hasta izlem süreleri medyan değeri 19 ay IQR25-75 (6.5-31) olarak kaydedilen çalışmada ilaçta kalım durumu değerlendirildiğinde TNFi naif grupta, birinci yılda (p=0.078) ve ikinci yılda ilaçta kalım (p=0.035) bDMARD kullanmış hastalardan daha yüksek saptanmıştır. Sonuçlar: SEC tedavisi akSpA ve PsA tedavisinde birinci basamakta kullanıldığında TNFi tedavilerine benzer klinik sonlanımlara ve ilaçta kalım sürelerine sahiptir. Daha öncesinde ikinci basamakta verilmesi önerilen SEC tedavisini bDMARD naif ve özellikle PsA tanılı hastalarda cilt bulgularının ön planda olduğu hastalarda ilk seçilecek bDMARD olarak seçilmesi sonuçları iyileştirebilir. Ayrıca her iki hasta grubunda da SEC tedavisi sırasında önemli bir güvenlik sorununa rastlanmamıştır Anahtar Kelimeler: akSpA , PsA , Secukinumab