Kalp kapak cerrahisi geçiren hastalarda preoperatif albümin-bilirubin (ALBI) skorunun postoperatif sonuçlara etkisi: Retrospektif çalışma


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HELİN ÖZLER

Danışman: Dilek Ömür Arça

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, kalp kapak cerrahisi geçiren erişkin hastalarda preoperatif albümin-bilirubin (ALBI) skorunun postoperatif klinik sonuçlarla ilişkisini değerlendirmek ve ALBI skorunun mortaliteyi öngörme gücünü araştırmak amaçlandı.

Gereç ve Yöntem: Retrospektif tek merkezli bu çalışmaya, 01/01/2019–01/01/2024 tarihleri arasında elektif veya semielektif kalp kapak cerrahisi uygulanan ≥18 yaş hastalar dahil edildi. Demografik, klinik, intraoperatif, preoperatif ve postoperatif veriler kaydedildi. ALBI skorunun 1 yıllık mortaliteyi öngörme gücü ROC analizi ile değerlendirildi. Youden indeksi ile belirlenen kesme değerine göre hastalar yüksek ve düşük ALBI skoru gruplarına ayrılarak karşılaştırıldı. Ayrıca 1 yıllık mortalite ile ilişkili değişkenler tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri ile incelendi.

Bulgular: Çalışmaya dahil edilen toplam 258 hastanın medyan yaşı 64 yıldı. 30 günlük mortalite oranı %1,5, 1 yıllık mortalite oranı ise %7,8 olarak saptandı. ROC analizinde ALBI skorunun 1 yıllık mortaliteyi öngörmedeki eğri altında kalan alan değeri 0,656 bulundu; Youden indeksine göre optimal kesme değeri −2,55; bu değere karşılık duyarlılık %80, özgüllük %53,3 olarak hesaplandı. Yüksek ALBI skoru (≥−2,55) olan hastalarda ASA IV oranı, NYHA III-IV oranı, EuroSCORE II ve STS tahmini mortalite riski istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (sırasıyla p=0,016; p=0,014; p=0,001; p=0,001). Aort kros-klemp süresi, kardiyopulmoner baypas süresi, pulmoner arter basıncı ve orta-ileri triküspit yetersizliği oranı da yüksek ALBI grubunda anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla p=0,014; p=0,016; p=0,015 ve p=0,016). Postoperatif dönemde de 1 yıllık mortalite, inotrop desteği gereksinimi, 24 saati aşan mekanik ventilasyon oranı, yoğun bakım ve hastane yatış süreleri ile eritrosit süspansiyonu transfüzyon miktarı yüksek ALBI skoru grubunda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti (sırasıyla p=0,004; p<0,001; p<0,001; p<0,001; p<0,001 ve p=0,002). Buna karşın, 30 günlük mortalite açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p=1,000). Tek değişkenli analizde pulmoner arter basıncı, yoğun bakımda kalış süresi, ALBI skoru ≥−2,55, aort kros-klemp süresi, pacemaker ve eritrosit süspansiyonu transfüzyonu gereksinimi ile 1 yıllık mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu (sırasıyla p=0,001; p=0,002; p=0,022; p=0,014; p=0,018 ve p=0,021). Çok değişkenli analizde ise yalnızca pulmoner arter basıncı (OR=1,03; %95 GA: 1,00–1,07; p=0,025) ve yoğun bakımda kalış süresi (OR=1,10; %95 GA: 1,00–1,21; p=0,049) 1 yıllık mortalite ile bağımsız olarak ilişkili bulundu.

Sonuç: Preoperatif ALBI skoru, kalp kapak cerrahisi geçiren hastalarda daha olumsuz preoperatif risk profili, daha uzun cerrahi süreler, artmış postoperatif bakım gereksinimi ve daha yüksek 1 yıllık mortalite ile ilişkili bulunmuştur. Bununla birlikte, çok değişkenli analizde bağımsız mortalite belirleyicisi olarak ortaya çıkmamıştır. Bu bulgular, ALBI skorunun tek başına bağımsız bir mortalite öngörücüsünden çok, klinik risk yükünü ve fizyolojik rezerv azalmasını yansıtan tamamlayıcı bir risk göstergesi olarak değerlendirilebileceğini düşündürmektedir.

Anahtar sözcükler: ALBI skoru, kalp kapak cerrahisi, mortalite, STS, risk değerlendirmesi, EuroSCORE