Şizofreni Hastalarında Bakım Verenin Duygu Dışavurum Düzeyi İle Şizofreni Hastalarının Düşünce Bozukluğu Düzeyi Arasındaki İlişki


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sinirbilimler Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLŞAH GENÇASLAN

Danışman: Köksal Alptekin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Şizofreni, hemen her toplumda görülen ve gerekli tedavisinin sağlanmaması durumunda hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen sanrı, varsanı ve dezorganize davranışlarla seyreden ruhsal bir bozukluktur. Şizofreninin ana belirtilerinden birisi olan düşünce bozukluğu kişinin düşünce süreçlerinde meydana gelen öznel değişikliklerdir. Şizofreni hasta yakınlarının duygu dışavurumu şizofreni hastalarının klinik gidişini doğrudan etkilemektedir. Ancak bugüne kadar şizofreni hastalarındaki düşünce bozukluğu ile hasta yakınlarının duygu dışavurumu arasındaki ilişki araştırılmamıştır. Bu araştırmaya Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Şizofreni ve Diğer Psikotik Bozukluklar Polikliniği'ne başvuran DSM V ölçütlerine göre Şizofreni veya Şizoaffektif bozukluk tanısı almış 180 hasta çalışmaya alındı. Çalışmayı kabul eden 71 hasta ve 71 bakımveren ile çalışma gerçekleştirildi. Şizofreni hastalarının hastalık belirtileri PANSS ölçeği ile değerlendirildi. Hasta ve bakımverenlerin bilişsel işlevlerini değerlendirmek için nöropsikolojik testler uygulandıktan sonra düşünce bozukluğu ve duygu dışavurum ölçekleri doldurtuldu. Hastaların yapısal düşünce bozukluğu özbildirim ölçeği genel puanı, pozitif alt ölçeği ve negatif alt ölçeği ile bakım verenlerin duygu dışavurum genel puanı, düşmancıl/eleştirel oluş alt ölçeği puanı ve duygu dışavurum aşırı-ilgi-koruma-kollama alt ölçeği puanı arasında istatistiksel anlamlılık gösteren bir ilişki bulunmadı.. Hastaların yapısal düşünce bozukluğu özbildirim negatif alt ölçekleri; algılanan duygu dışavurum düzeyi hoşgörü/beklenti alt ölçeği (r=.31, p= 0.01) ve algılanan duygu dışavurum genel puanı (r=.25 , p=0.04) ile istatiksel anlamlılık gösteren ilişki saptandı Hastaların yapısal düşünce bozukluğu özbildirim pozitif alt ölçeği; algılanan duygu dışavurum düzeyi hastalığa karşı tutum alt ölçeği (r=.28, p=0.02), algılanan duygu dışavurum hoşgörü/beklenti alt ölçeği (r=.35, p=0.00) ve algılanan duygu dışavurum düzeyi genel puanı (r=.30 , p=0.01) ile anlamlı bir ilişki saptandı. Hastaların yapısal düşünce bozukluğu özbildirim ölçekleri genel puanı; algılanan duygu dışavurum düzeyi genel puanı (r=.29, p= 0.01), algılanan duygu dışavurum düzeyi hastalığa karşı tutum alt ölçeği ( r=.26, p= 0.03) ve duygu dışavurum düzeyi hoşgörü/beklenti alt ölçeği (r= .35, p=0.00) ile istatiksel anlamlı bir ilişki bulundu. Hastaların yapısal düşünce bozukluğu puanı cinsiyet açısından farklılık göstermektedir (p=0.00). Erkek hastalar kadın hastalara göre daha fazla düşünce bozukluğu göstermiştir. Bakımveren anneler aşırı-ilgi-koruma-kollama alt ölçeğinde diğer yakınlara göre daha yüksek duygu dışavurum düzeyi göstermiştir (p=0.00) Hastaların yapısal düşünce bozukluğu ve bakımverenin duygu dışavurum düzeyi arasında pozitif yönde bir ilişki olduğunu varsaydığımız temel hipotezimiz istatiksel anlamlılık göstermese de hastaların algıladığı duygu dışavurum düzeyi ve yapısal düşünce bozukluğu düzeyi arasında istatiksek olarak anlamlı bir ilişki çıkmıştır. Bu ilişki bakımverenin yakınlığından ve hastanın klinik belirtilerinden etkilenmektedir. Düşünce bozukluğu düzeyi arttıkça hastaların algıladığı duygu dışavurum düzeyi de artmaktadır. Hastalığın prognozu için bakımverenlerin ve hastaların duygu dışavurum kavramı kapsamında psikososyal eğitim ile desteklenmelerinin önem taşıdığını düşünmekteyiz.