Akut rinosinüzit orbital komplikasyonları gelişmiş pediatrik hastalar ve genel pediatrik popülasyonda paranazal sinüs anatomik varyasyonlarının bilgisayarlı tomografi bulguları ile değerlendirilmesi ve klinik etkilerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMRAH UĞURLU

Danışman: SEMİH SÜTAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç ve Hipotez : Çalışmamızda pediatrik yaş grubunda akut rinosinüzit (ARS) orbital komplikasyonu gelişen hastalarla burun ve paranazal sinüs hastalığı olmayan genel pediatrik popülasyon arasında burun ve paranazal sinüs anatomik varyasyonları açısından farklılık olduğu hipotezini test etmek üzere belirtilen iki grubun karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca komplikasyon gelişen hastalarda kliniğin seyrine etki edebilecek hastaya, hastalığa ve tedavi sürecine yönelik değişkenlerin analizinin yapılması planlanmıştır. Böylelikle, paranazal sinüs anatomik varyasyonlarının komplikasyon gelişimi için risk faktörü olup olmadığının, kliniğin seyrine etki edip etmediğinin ve anatomik varyasyonlar dışında kliniğin seyrine etki edebilecek diğer değişkenlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem : Ocak 2010 ve Haziran 2020 arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları (KBB) servisinde ARS orbital komplikasyonları nedeniyle yatarak tedavi görmüş ve bilgisayarlı tomografi (BT) görüntülemesi yapılmış 52 pediatrik hasta olgu grubu olarak belirlenerek dosyaları geriye doğru tarandı. Kontrol grubu ise, Ocak 2017- Haziran 2020 arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı'nda çekilmiş pediatrik maksillofasiyal BT'ler arasından yaş ve cinsiyet olarak olgu grubuna birebir eşleştirilmiş gruptan basit rastgele örnekleme yapılarak seçilen 52 olgu dahil edildi. Bu iki grupta BT'ler üzerinde paranasal sinüs anatomik varyasyonları (septum deviasyonu, septal spur, konka bülloza, paradoksik orta konka, hipoplazik orta konka, Haller hücresi, Agger Nazi hücresi, Onodi hücresi) belirlenerek Ki Kare testi ile karşılaştırıldı. Olgu grubunun klinik verilerinin (yaş, cinsiyet, tedavi şekli, hastanede yatış süresi, şikayet başlangıcı ve kuruma başvuru arasında geçen süre, rekürrens olup olmadığı, uygulanan antibiyoterapi, kuruma başvuru öncesi tedavi ve şekli, etkilenen sinüsler, komplikasyon tarafı, sosyokültürel seviye, ailede sigara kullanımı, kardeş sayısı, rinosinüzit başlangıcı ve göz bulgusu gelişmesi arasında geçen süre, intraorbital hava, mevsim, endoskopik adenoid bakısı, otoskopik muayene bulguları, nazal steroid ve topikal dekonjestan kullanımı, tonsil ve adenoid cerrahisi, ateş yüksekliği, laboratuvar verileri (C-Reaktif protein (CRP), beyaz küre (WBC), eritrosit sedimantasyon hızı (ESR), hemoglobin düzeyi, kontrol CRP, kontrol WBC, kontrol laboratuvar görme günü) Chandler sınıflaması gruplarındaki farklılığı ve sınıflamaya olan etkisi ise Kruskall-Wallis ve Kendall korelasyonu testi ile analiz edildi. Klinik veriler uzman KBB hekimlerince, radyolojik veriler uzman radyoloji hekimlerince değerlendirildi. Bulgular : Olgu ve kontrol grubunda taraf gözetmeksizin yapılan değerlendirmede her iki grupta tüm paranasal sinüs anatomik varyasyonları istatistiksel olarak benzer bulundu (p>0.05). Olgu grubunda komplikasyon gelişen taraftaki anatomik varyasyonlar ele alındığında ise kontrol grubundaki septum deviasyonu (p=0.006), konka bülloza (p=0.001), Haller hücresi (p=0.028), Agger nazi hücresi (p=0.01), ve Onodi hücresinin (p=0.031) olgu grubundakilere göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu görülürken diğer varyasyonlarda gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0.05). Hiçbir anatomik varyasyonda iki grup arasında olgu grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bulgu izlenmedi. Klinik veriler değerlendirildiğinde ise, Chandler sınıflamasına göre tedavi şekli (p=0.007, Kendall korelasyon katsayısı=0.363), kuruma başvuru öncesi alınan tedavi (p=0.014, Kendall korelasyon katsayısı=0.319), göz bulguları (p0.05). Sonuç : Paranasal sinüs anatomik varyasyonları pediatrik yaş grubunda ARS orbital komplikasyonu gelişimi için risk faktörü olarak tespit edilmemiştir. Pediatrik ARS orbital komplikasyonlarında uygulanan tedavi, kuruma başvuru öncesi alınan tedavi, rekürrens görülmesi, göz bulguları, ateş yüksekliği ve yatış süresi kliniğin seyrine etki etmektedir. Çalışmamızda pediatrik yaş grubundaki ARS orbital komplikasyonları ile burun ve paranazal sinüs anatomik varyasyonları arasında bir ilişki tespit etmemiş olsak da, bu konuda özellikle komplikasyonu olmayan pediatrik ARS hastalarını da içeren daha ileri çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.