Akut bronşiyolitli infantlarda klinik ve demografik özellikler ile tekrarlayan hışıltı atakları arasındaki ilişkinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2005

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZLEM GÜRCÜ

Danışman: NEVİN UZUNER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

6. ÖZET Astım prevalansında son yıllarda görülen en büyük artışı dört yaş altı çocuklar oluşturmaktadır. Bu yaşlardaki hışıltı prevalansı %4-32 arasında değişmektedir. Infant ve küçük çocukların çoğunda epizodik veya intermittan astım mevcut olup şiddetlenmeler hışıltı epizodu olarak adlandırılmakta ve genel olarak akut viral enfeksiyonlara bağlı olan mevsimsel bir patern göstermektedir. Yaşamın ilk yıllarında hışıltıyı tetikleyen birçok faktör arasında en önemlisi alt solunum yolları enfeksiyonlarıdır. Akut bronşiolit geçiren hastaların hangi faktörlerin etkisiyle tekrarlayan hışıltı geliştirecekleri hala araştırılan bir konudur. Enfeksiyon, çevresel faktörler immünolojik mekanizmalar, tekrarlayan hışıltı etyolojisinde yer almaktadır. İnfantlarda akut bronşiolitin klinik ve demografik özelliklerini değerlendirerek tekrarlayan hışıltı sayısı ile ilişkisini araştırdığımız bu prospektif çalışmada kız ve erkek hastaların atak sayısı grup ortalamaları karşılaştırıldığında, aralarında istatistiksel anlamlı fark bulundu (p=0,001). Aileler gelir düzeylerine göre düşük, orta, yüksek olarak ayrıldığında hastaların atak sayılan açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Gestasyon yaşı 37 haftanın altında olan ve >37 hafta olan hasta gruplarının atak sayısı grup ortalamaları karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmadı. Onsekiz aylık izlem süresince 3 atak geçiren(n:63, %57,5) hasta gruplarının doğum ağırlığı ortalamaları karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark bulunmadı. Aile hikayesi atopi açısından pozitif ve negatif olan hasta gruplarının atak sayısı grup ortalamaları arasında istatistiksel anlamlı fark bulundu. Hastaların 18 aylık sürede geçirdikleri atak sayısı ve anne eğitim düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı, negatif yönde zayıf bir 49korelasyon bulundu.Hastaların ilk başvurudaki atak skorları ile 18 aylık izlemde gelişen atak sayılan arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı. Hastalar akciğer grafi bulgularına göre graplandırılğında atak skorları gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi.Ebeveynleri sigara içen ve içmeyen hastalar atak sayısı açısından karşılaştırıldığında aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Yaptığımız çalışmada akut bronşiyolit geçiren infantlarda, gebelikte ve sonrasında sigara maruziyeti, anne sütü alma süresi, yaşadığı ortam özellikler, hastalık skorları arasında -çalışmaya başlarken beklenenin aksine- tekrarlayan hışıltı atağı sayısıyla anlamlı ilişki bulunmamıştır.. Ailevi atopi öyküsü, hışıltılı çocuk etyolojisinde en önemli risk faktörlerinden bulunmuştur. Anne sütü alımı, sigara maruziyeti, kalabalık yaşam, gelir düzeyi ev içi alerj enler ile temas, doğum ağırlığı, gestasyonel yaş değişkenleri ile bronşiyolit sonrası gelişen hışıltı atağı arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Ancak olgularımızın hepsinin hışıltı nedeniyle başvuran çocuklar olması nedeniyle literatürden farklı bazı sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Çalışmamızda hışıltı nedeniyle başvuran çocuklar kendi aralarında değerlendirilmişler, bize bronşiyolit nedeniyle başvuran hangi çocuklarda hışıltının tekrar edebileceği araştırılmaya çalışılmıştır.Akut bronşiyolit nedeniyle başvuran bir infant değerlendirilirken öykü dikkatle alınmalı, ailede ve çocukta atopi varlığı sorgulanmalıdır Bu durum tekrarlayan hışıltı ataklarının etyolojisinde saptayamadığımız faktörlerin yer alabileceğini düşündürmektedir. 50