Heykel üretiminde oyun olgusu ve bir sergi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Heykel Ana Sanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2006
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DERYA BARAN
Danışman: SEVGİ AVCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:"Heykel Üretiminde Oyun Olgusu ve Bir Sergi" konulu bu araştırmada oyun ve sanat ilişkisi üzerinde durulmuş ve aynı kaygıyla yapılmış heykel çalışmaları irdelenmiştir. İnsan, yaşamın ilk anlarından itibaren oyun dürtüsüyle doludur. Bu dürtü onu doğada var etmiş, yaşamını kolaylaştırmış, kendini ve çevresini anlamlandırabilmesini sağlamıştır. Yaşam olanakları ile doğayı kullanmaya başlayan insan, bitip tükenmeyen isteklerinin peşinden koşarken oyunla karşılaşmış ve isteklerinin tatminini yaşarken artık acı duymamaya ve daha çok insanlaşmaya başlamıştır. Çalışmanın "Oyun-Oyuncu-Çocuk, Oyun Kültürü ve Tarihte Oyun" isimli birinci bölümünde oyunun tanımı yapılmış, çocuk hayatında oyunun yeri ile tarihte oyun-çocuk ilişkisi incelenmiş ve insanın var olduğu andan itibaren oyuna yaklaşımı açıklanmaya çalışılmıştır. Oyun, zorlamasız yaşanan bir faaliyet biçimidir. İçinde gerilim, sevinç, karşıtlık, haz gibi duyguları barındıran günlük hayattan kopma eylemidir. Oyun olgusundan bahsedildiğinde genellikle aklımıza çocukluk ve çocuk oyunları gelmektedir. Oysa oyunun insan hayatındaki yeri bu kısa dönem kadar değildir. İnsanın tüm faaliyetlerinin kökeninde oyun vardır; ayinleri, şenlikleri, dansları, toplum kurallarını, ibadet ve savaşları, bilgiyi ve sporları bu oyun duygusuyla yaratmıştır. Bundan dolayı kültür oyundan oluşmuştur. Oyun yaşanan bir deneyimdir. Kendimizi ve yaşamı anlama deneyimiyle, bu oyun dürtüsüyle doğada var olur ve yaşamdan haz alırız. "Sanat ve Oyun" başlıklı ikinci bölümde ise sanata oyun olgusu üzerinden yaklaşılmış ve tarih boyunca bu konuda görüş belirtmiş düşünürler araştırılmış, oyun etkisiyle sanat üretmiş akımlar ve sanatçılar üzerinde durulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde sanatı anlamanın ve yorumlamanın yollarından birisinin oyun olduğu savından yola çıkılarak bir sergi hazırlanmıştır. Sergide geleneksel heykel malzemeleri dışında gündelik hayatta karşılaşılan malzemeler tercih edilmiştir. Üretim aşamasında, sürecin kendisinin oyun olduğu gözlemlenmiş, bu oyun duygusuyla meydana getirilen eserler sergilenmiştir.