Avrupa Birliği sürecinde ordunun Türk dış politikası üzerindeki etkisi: Devamlılık ve değişim
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Avrupa Birliği (Disiplinlerarası) Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SÜLEYMAN SEZGİN MERCAN
Danışman: MÜGE AKNUR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Avrupa Birliği (AB) koşulluğunun etkisi ile Türkiye'de dış politika alanında 2002-2007 arasında yumuşak güç kullanımı teşvik edilmiş, yapılan anayasal değişiklikler ve uyum paketleri ile sivil asker ilişkilerinde sivil kontrol büyük ölçüde sağlanmıştır. 2000'li yılların başında yumuşak gücün kullanılması ve sivil kontrolün artması için yapılan tüm bu değişikliklere rağmen, Türk dış politikasında 2007 sonrasında yumuşak güç kullanımı yanında yeniden sert (askeri) güç kullanımının neden arttığı bu tezde cevaplanmaya çalışılmaktadır. Bir başka ifadeyle, Türkiye'nin AB ile bütünleşme sürecinde AB ve Türkiye arasındaki askeri güvenlik ve tehdit algılarının neden uyumlaşamadığı anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bu soruya cevap verebilmek amacıyla tez, Türkiye'nin içinde bulunduğu tehdit ortamının, AB'nin güvenlik tanımlamalarından ve AB üyesi devletlerin karşılaştığı güvenlik sorunlarından farklı olduğunu, uluslararası ilişkiler kuramlarından Realizm ve güvenlik yaklaşımlarından Kopenhag ve Paris Okulu'na referansla göstermeye çalışmaktadır. Türkiye ve AB güvenlik algılamalarının farkı Kopenhag Okulu ile 'algı ve söylem', Paris Okulu ile 'bağlam' çözümlemesi yapılarak ortaya koyulmuştur. Çalışmanın sonunda, Türkiye'nin realist politikaya dayalı güvenlik kültürünün dış politika alanında ordunun bir dış politika aracı olarak gücünü korumasına yol açtığı; özellikle yakın çevresindeki uluslararası krizlere askeri yaklaşımlar geliştirdiği; AB koşulluluğunun dış politikayla ilgili sivil aktörlerin ve araçların öne çıkmasına yol açtığı, ancak bunun sürdürülebilirliğinde sorunların ortaya çıktığı; dış politikada sivil aktörlerin yürüttüğü realist politikanın sivil araç ve mekanizmalar yanında askeri araçlarla desteklenmesine neden olduğu sonuçlarına varılmıştır.