20. yüzyıl Batı sanatında bireysel bellek arayışları ve sanat eğitimine katkısı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Güzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYÇA KONCİNA
Danışman: SİBEL ALMELEK İŞMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:20. yüzyılda, hızla artan bilimsel, teknolojik ve politik dönüşümlerin getirileriyle yeni bir zaman algısı görülmektedir. Bilimsel gelişmelerin hızlı artışı, zamanı yakalayamama ve geçmişe özlemle birleşerek, bellek ve nostalji olgularına ilgiyi tetiklemiştir. Küresel düzlemdeki bu gelişim ve değişimler, saklama ve koruma dürtülerini harekete geçirdiği gibi, yeni zaman algısı bu eylemlerin biçim ve işlevlerini de farklılaştırmıştır. Sanatın temel özelliklerinden biri, antik dönemlerden bu yana insanlığın varlığını, tarihini, kültürel değerlerini ve deneyimlerini gelecek zamana aktarabildiği bir ifade aracı olmasıdır. Bir kaydetme ve saklama biçimi olarak sanat, bireysel, toplumsal ve kültürel bellek için önemli bir yere sahiptir. 20. yüzyılda gerçekleşen insanlık tarihini derinden etkilemiş hızlı değişimler, sanatta da yeni düşünce ve oluşumlara sebep olmuştur. Araştırmada ilk olarak, bellek kavramı tanımları üzerinde durularak, antik dönemden günümüze düşünürlerin görüşleri ve düşün tarihinde geçirdiği dönüşümler incelenmiştir. Bireysel, toplumsal ve kültürel bellek kavramları ele alınıp sanat tarihindeki rolü araştırılmıştır. İki büyük dünya savaşının yaşandığı 20. yüzyılda, Batı dünyasının kültür ve sanat ortamı hakkında araştırmalar yapılmıştır. Araştırma, geçmişte kalan deneyimlerin bellekte bıraktığı izleri ilham deposu olarak gören sanatçıların öz yaşam öykülerini yansıtan eserleri konu almaktadır. Bu bağlamda ortaya çıkarılan eserlerde, sanatçıların yaşadıkları toplumun kültür izlerini barındırdıkları, kişisel deneyim ve anılarını tekrar inşa ettikleri eserleri çözümlenmektedir. Birçok sanatçı için, çocukluk anıları, travmalar ve kültürel baskı gibi yaşantıların bellekte oluşturduğu imgeler ilham kaynağı niteliğindedir. Araştırma kapsamında sanatçıların eserleri her ne kadar bireysel belleklerinin ürünü olarak sınıflandırılmış olsa da, bellek türleri arasında net yargıya varılabilen bir ayrım yapılamadığı gözlemlenmiştir. Son bölümde sanat eğitiminin bellek temasıyla ilişkisi incelenip kuramsal görüşlerle tanımlanmıştır. Bellek eğitimi yöntemi olarak bilinen tekniğin sanat eğitimine katkısı araştırılmıştır. Sanat eğitimi süresince bellek edimindeki gelişmenin sebep olduğu üslup farklılıkları irdelenmiştir.